Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Yunanistan’ın Değişen Türkiye Politikası: 20 Yıllık Parantez Kapandı
    Forum

    Yunanistan’ın Değişen Türkiye Politikası: 20 Yıllık Parantez Kapandı

    By Cem Özen28 Eylül 20208 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Türkiye-Yunanistan ilişkileri 2000’li yılların başında yaşanan gelişmelerden sonra yumuşamaya başlamıştı. Son 20 yılda iki ülke kendi sorunlarıyla boğuşurken bir de birbiriyle uğraşmaya gerek görmemiş, aralarında önceden var olan düşmanlık büyük ölçüde düşüşe geçmişti. Ancak, Temmuz 2019’da görev başına gelen Kyriakos Miçotakis’ın izlediği dış politikaya bakılırsa Yunanistan, Türkiye karşıtı bir dış politikayı yeniden gündemine alacak gibi gözüküyor.

    2000’lerin Başında Yakınlaşan İlişkiler

    1990’lı yıllar Türkiye ve Yunanistan arasındaki gerginliğin zirve yaptığı bir dönemdi. 1995’te Kardak kayalıkları için çatışmanın eşiğine gelen iki ülke, ABD’nin araya girmesi ile karşılıklı geri çekilmek zorunda kalmıştı. Geçmişten gelen Kıbrıs meselesi ve kıta sahanlığı sorunlarının yanında iki toplum karşılıklı düşmanca bir bakış açısını birbirine yansıtıyordu. 90’lı yıllar Türk-Yunan düşmanlığı ile geçti.

    1999 yılında Abdullah Öcalan’ın Kenya’da Yunanistan Büyükelçiliği’nde saklandığının anlaşılmasının ardından Dışişleri Bakanı Pangalos, İçişleri Bakanı Papadopulos ve Kamu Düzeni Bakanı Peçalnikos istifa etmek zorunda kalmıştı. Aynı yıl yaşanan Gölcük depremi ve Yunanistan’ın yaptığı insani yardımlar iki ülke ilişkilerinde dönüm noktası oldu. Türkiye Dışişleri Bakanı İsmail Cem ve Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu’nun kişisel çabaları ile ilişkilerde bir yumuşama süreci başladı. Türkiye’nin AB adaylığı önündeki vetoyu kaldıran Yunanistan’ın jesti sonrası iki ülke temel sorunlarını çözemese de birbirine karşı körükledikleri toplumsal düşmanlık politikasından vazgeçti.

    2004 yılında Kıbrıs referandumu sürecinde Yunanistan, çözümü engelleyici bir tutumda bulunmadı. İzleyen yıllarda iki ülke arasındaki turist transferinin arttığı ve ilişkilerin iyileştiği bir dönem yaşandı. 2009 yılında ekonomik krize giren Yunanistan için Türkiye ile rekabet etmek artık pahalı bir seçenekti ve kriz boyunca iki ülke ılımlı ilişkilerini devam ettirdi. Bu dönemde Yunanistan, uluslararası piyasalardan borçlanamaz hale gelmiş ve kamu bütçesini kısmak temel maliye politikası olmuştu. 2015 yılında sosyalist SYRIZA’nın iktidara gelmesi sonrasında Yunanistan acı mali reçeteyi uygulamayı kesmemiş aynı dönemde ise Türkiye 2000’li yıllar boyunca izlediği demokratik yoldan çoktan çıkmış ve demokrasiden uzaklaşmaya başlamıştı.

    Doğu Akdeniz’de Çıkan Petrol

    İtalyan enerji devi Eni, Ağustos 2015’te Mısır karasularında büyük bir doğal gaz rezervi buldu. Bölgede başka rezervlerin de olabileceği umuduyla Eni, Kıbrıs ve İsrail karasularında da arama çalışmalarına başladı. Kendisinin bölgede yok sayılmasına itiraz eden ve bölgedeki ülkelerin tamamıyla bozuk ilişkileri olan Türkiye, kendi payına düşen doğal gazdan faydalanabilmek için harekete geçti. Bir yandan Kıbrıs’ta doğal gaz arama çalışmalarını illegal ilan eden Türkiye öte yandan 2017’de Norveç merkezli Odfjell Drilling’den satın aldığı sondaj gemisinin adını Fatih olarak değiştirdi ve bölgede doğal gaz rezervi aramasına başladı.

    Bu noktada devreye Yunanistan girdi ve Kıbrıs’a da destek çıkarak doğal gaz arama yarışına katıldı. Özellikle Meis adasının Türkiye ana karasına olan yakınlığı Türkiye’nin Akdeniz’e çıkışını engelliyor ve Türkiye de buna savaş gemilerini bölgeye göndererek karşı çıkıyordu. Türkiye’nin bir diğer adımı da oyuna Libya’yı dahil etmek oldu. Libya ile Kasım 2019’da imzalanan Deniz Yetki Alanları Mutabakatı ile Türkiye ve Libya arasındaki bölgeyi münhasır ekonomik bölge olarak paylaştı. Tansiyon giderek artarken Türkiye Navteks mesajı yayınlayarak bir diğer gemisi Oruç Reis’i savaş gemileri eşliğinde Akdeniz’e gönderiyordu. AB dönem Başkanı Almanya gerginliğin azaltılması için Türkiye’den geri adım talep etti ve Türkiye Oruç Reis’i geri çekti. Tam bu noktada Yunanistan beklenmedik şekilde Mısır ile deniz yetki alanlarını sınırlandırma anlaşması imzaladı ve doğal gaz alanlarını paylaştı. Taraflar bugün sahada değil masada sorunları çözmek için geri çekilmiş görünüyor. Ancak Yunanistan’ın bu adımı sadece taktik bir hamle miydi yoksa Yunanistan’ın artık Türkiye karşısında daha agresif bir dış politikayı mı benimsediğini gösteriyordu?

    Miçotakis Kimdir?

    1968 yılında doğan Kyriakos Miçotakis, Yunanistan’ın üç büyük siyasi ailesinden birine mensup (diğerleri Papandreu ve Karamanlis aileleri). Miçotakis, Yunanistan eski Başbakanı Konstandinos Miçotakis’in oğlu ve eski Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni’nin kardeşi, Atina Belediye Başkanı Kostas Bakoyanni’nin de dayısı.

    Daha 1 yaşını doldurmadan birkaç ay önce yapılan darbe ile yönetimi ele geçiren Cunta tarafından tutuklanma tehlikesi geçiren ailesi, dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in desteğiyle İzmir’e kaçtı ve buradan Fransa’ya sığınmacı olarak gitti. Babası Konstandinos Miçotakis 1990-93 yılları arasında Yunanistan Başbakanlığı yaptığı yıllarda oğul Miçotakis, Harvard’da Sosyal Bilimler okurken ardından Stanford’da hem uluslararası ilişkiler lisans diploması aldı hem de MBA yaptı. Ülkesine dönen Miçotakis önemli finans kuruluşlarında çalıştı ve 2004 yılında milletvekili olarak aktif siyasete girdi.

    2013 yılında Samaras hükümetinde İdari Reform Bakanı olarak hükümete girdi ve bu görevi 2015’e kadar sürdürdü. Ardından partisi Yeni Demokrasi’nin seçimde SYRIZA’ya kaybetmesinin ardından 2016 yılında partinin başına geçti. Geçtiğimiz Temmuz ayında yapılan seçimi kazanan Yeni Demokrasi lideri Kyriakos Miçotakis başbakanlığı üstlendi.

    Miçotakis’in bir başbakan için üç önemli özelliği bulunuyor. Birincisi siyasi bir aileden geliyor. Yaşamının tamamı siyasetle geçtiği için ülkenin önemli konularına ve yazının konusunu oluşturan Türkiye ile ilişkilere çok hakim. İkincisi çok iyi eğitimli ve bu konuda hayali bir Başbakanlar Dünya Ligi’nde üst sıralarda yer alabilir. İngilizce, Almanca ve Fransızca biliyor. Üçüncüsü ise 2013-15 döneminde görev aldığı İdari Reform Bakanlığı ülkenin yeniden yapılanmasına ve kamunun küçültülerek yeniden düzenlenmesine odaklanmıştı. Miçotakis, İdari Reform Bakanlığı sırasında kamunun yapısını ve reformunu üstlenerek aslında ileride yöneteceği devletin kurumlarını birinci elden inceleme fırsatı buldu.

    Göreve başladığında SYRIZA’dan iki çözüm bir de sorun miras aldı. Çözümler, Yunanistan’ın kredi borcunun nispeten hafifletmesi ve Makedonya’nın ismi sorununun (Yunan sağı bundan memnun olmasa da) çözülmüş olması idi. Kötü miras ise Türkiye ile Doğu Akdeniz konusunda başlayan sürtüşmeydi. Miçotakis, Türkiye’nin zayıf yanlarını iyi kavramış ve Türkiye’nin dünya kamuoyundaki olumsuz imajını iyi analiz etmişe benziyor. Zira Türkiye’nin sahada ve savaş gemileriyle oluşturmaya çalıştığı atmosfere neredeyse aynı gergin tonda cevap veriyor. Bunun yanında hemen Türkiye karşıtı bir ittifak kurmaya yöneldi ki, Türkiye’nin son 10 yıldaki dış politikası nedeniyle bunu yaparken de çok zorlanmadı. Özellikle Fransa’yı ittifaka dahil ederek Türkiye’nin bölgesel aktörlerin yanında küresel bir aktörle de doğrudan karşı karşıya gelmesini sağladı.

    Miçotakis’in önceliği ülkeyi son on yıldır esir alan ekonomik krizi gerekli yapısal reformları gerçekleştirerek geride bırakmak. Miçotakis seçimlerden önce en büyük vaadi olan vergi indirimlerini, Covid-19  salgınında ekonomiyi canlandırıcı bir tedbir olarak kurguluyor. Ayrıca Yunanistan’da ağır bürokrasi, yeni yatırımların ve ekonomik canlanmanın önünde önemli bir engel; örneğin Dünya Bankası’nın İş Yapma Kolaylığı Endeksi’ne göre tapu kaydı yapma kolaylığı Somali ile aynı seviyede ve Miçotakis, bunun farkında. Bir diğer önemli konu, Yunan lider, ülke ekonomisinin düzelmesinin yollarından birinin de Yunanistan’ın küresel imajının düzelmesinden geçtiğini düşünüyor. 10 yılı aşkın süredir kriz kelimesi ile birlikte anılan ülke eğer uluslararası arenada bir başarı yakalarsa bunun ekonomiye de katkı sağlayacağını hesaplıyor. Türkiye karşısında geri adım atmamasının bir nedeni de bu olsa gerek.

    Yunanistan’ın İçin Ne Değişti?

    Atatürk ve Venizelos’un 1930 yılında başlattığı barış süreci ile iki ülke birbiri aleyhine karşıtlık yapmayı kesmiş ise de 50’li yıllarda Kıbrıs temelli başlayan gerginlik 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı’yla zirveye çıkmıştı. Sonraki 30 yıl iki ülkenin birbirinin açığını kolladığı, uluslararası arenada birbirine çelme takmaya çalıştığı, birbirleri aleyhine silahlandığı bir dönem oldu. Bir Türk için Yunanistan düşman, bir Yunan için ise bir Türkiye her an ülkesini işgal edebilecek bir tehlikeydi. Türkler işgalci Osmanlı, Yunanlar ise “kahpe Bizans”!

    2000’lerin başındaki yumuşama aslında iki taraf için de faydalıydı. Türkiye, AB üyeliği önünde en büyük engel gözüken ülkenin onayını alıyor, silahlanma harcamaları başka yerlere kaydırabiliyordu. Yunanistan da özellikle kriz sonrasında gerginliğin getireceği maliyetten kaçıyor, aynı zamanda hatırı sayılır Türk turisti de ülkesinde misafir ediyordu. Ancak birkaç yıldır yaşanan dönüşüm sonucunda artık Türkiye’nin AB üyeliği iddiası kalmadı, dış politikada şahin bir tutum takınıyor; Yunanistan ise uluslararası itibarı çok zayıflamış Türkiye ile iyi ilişkilerin kendisine çok fayda sağlamayacağını düşünüyor. Ayrıca ortada büyük bir mücadele alanı var: Doğal gaz.

    Miçotakis, Türkiye’yi iyi tanıyor. Türkiye’nin uluslararası arenada yalnız ve güvenilmez olduğunu biliyor. Diplomasiyi sadece pazarlıktan ibaret gören ve herhangi ilkesel bir duruş sergilemeyen Türk dış politikasının gelişmiş batı demokrasilerden destek alamayacağının da farkında. Bunun için Türkiye ile çatışmaktan çekinen 20 yıllık Yunanistan dış politikasını değiştirerek Türkiye ile karşı karşıya gelmeyi göze aldı. Başta Fransa olmak üzere AB’nin de desteğini arkasına alırken bölge ülkeleri ile yakınlaşarak Türkiye’yi iyiden iyiye yalnız bıraktı. Zira Suriye ve insan hakları konusunda Türkiye’den hesap sormak isteyen pek çok ülke, Yunanistan’a destek vererek bu konuda mesafe alabileceğini düşünüyor.

    Düşünülenin aksine Türkiye’nin ordusunun Yunan ordusuna karşı sınırsız bir avantajı olduğu doğru değil. Bunun yanında Doğu Akdeniz konusunda Türkiye’nin askeri güç kullanmasının hukuki zemini, konuyla ilgili anlaşmazlıklara yönelik hukuki zemininin gerisinde. Yani, Türkiye uluslararası hukuku işletirse, askeri güç kullanarak düşeceği hukuksuz durumdan daha avantajlı bir konumda. Ancak, Türkiye’deki iç siyasi dengeler hükümetin gerginlik politikasını devam ettireceğini gösteriyor.

    Türkiye ve Yunanistan arasındaki sorunlar nasıl on yıllara yayılıyorsa Doğu Akdeniz doğal gaz rezervleri çatışmasının da kısa sürede çözülmesi mümkün değil. Konu sadece iki ülkeyi değil bölgedeki tüm ülkeleri ve bölge dışında kalan enerji devlerini de ilgilendiriyor. Türkiye, bölgede müttefiki bulunmayan ve dünya kamuoyunda desteği olmayan yalnız bir ülke haline gelmişken, çıkış yakalamak isteyen yeni Yunanistan hükümeti, bu konjonktürü kullanmak istiyor. Yunanistan’ın yeni dış politikası ve Türkiye’nin gerginlik tercihi, bölgede çatışmanın yolunu açacak mı belli olmaz ama görünen o ki 20 yıllık yumuşama, tarihte bir ara dönem olarak yerini alacak.

    Dünya
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleEşitsizlikler ve Covid-19
    Next Article Kazıklı Maria ile Youtube Programcılığı | Kazıklı Maria & Büsra Cebeci | Keyfî Gündem #20

    Diğer İçerikler

    Çeviriler PROJECT SYNDICATE

    Büyümeyi Ne Engelliyor: Yüksek İşçi Maaşları mı, Sermayenin Dağılımı mı?

    19 Temmuz 2026By Daktilo1984
    Videolar

    Hürmüz’de Kıvılcım, Yeni Parti, Her Gün Yargı | Aydın Selcen | 2’li Görüş #97

    17 Temmuz 2026By İlkan Dalkuç
    Yazılar

    NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

    12 Temmuz 2026By Pınar Demircan

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}