Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Lâik Devlet, Seküler Siyaset
    Yazılar

    Lâik Devlet, Seküler Siyaset

    By Mustafa Erdoğan6 Mayıs 20194 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Bugünkü Türkiye siyasetinin belirgin özelliklerinden biri din istismarıdır. Gerçi öteden beri din istismarı özellikle muhafazakâr siyasetçilerin rakipleri karşısında avantaj sağlamak için başvurdukları bir araç olmuştur. Ama ilk defa AKP iktidarı döneminde dinî değer ve sembollerin siyasî amaçlı kullanımı sınır tanımaz boyutlara ulaşmış ve hatta toplumsal barışı tehdit eder hale gelmiştir.

    Mamafih, siyasette dinî sembollere bir şekilde atıf yapılması neredeyse kaçınılmaz bir durumdur; onun için, din ve dindarlık var olduğu sürece dinî değerlere referans yapılması büsbütün engellenemez. Ancak bu, din istismarını siyasetin ana malzemesi yapmanın ve/veya dini toplumun farklı kesimleri arasında husumet yaratacak şekilde kullanmanın yanlış ve son derece tehlikeli olduğu gerçeğini değiştirmez. Kaldı ki, politik sakıncaları bir yana, din istismarı en başta dinin onuruna bir saldırıdır, dolayısıyla buna herkesten önce sahici dindarların karşı çıkması beklenir.

    Şu var ki, Türkiye’de siyasetin seküler temelde işlememesinin tek nedeni muhafazakâr siyasetçilerin dini istismar etmeye dönük kötücül niyetleri değildir. Aslına bakılırsa, modern Türkiye’de din-devlet ilişkisinin kendine özgü gelişimi ve örgütlenme tarzı dini istismar etmek isteyen siyasetçiler için her zaman elverişli bir zemin oluşturmuştur. Bu ilişkinin karakteristik vasıflarından biri, Cumhuriyetin kültürel modernleşme projesinin ürünü olan dine antipatik yaklaşımın özellikle ilk on yıllarda din özgürlüğünün baskı altına alınmasına yol açmış olmasıdır.

    Lâikçi modernleşme projesine bağlı devlet seçkinlerinin dine ve dindarlığa genel olarak antipatik yaklaşımı nedeniyle, din üzerindeki baskı çok-partili hayata geçildikten sonra da aralıklı olarak devam etmiştir. Bunun en son örneğini 28 Şubat döneminde görmüştük. İşte tam da bu dinî baskı yüzündendir ki, dindar ve/veya dine sempatik siyasetçilerin dini istismar etmeleri kolaylaşmıştır. Hatta denebilir ki, bugünkü AKP iktidarı büyük ölçüde bu baskının eseridir. Mamafih, bunu söylerken, ülke sorunlarına sahici çözümler öneren politik programlar üretmeye çalışmaktansa, zihinsel maliyeti neredeyse sıfır olan dinsel kavramlara göz kırpmanın muhafazakâr siyasetçilere sağladığı kolaylığı görmezden geliyor değilim.

    Türkiye siyasetinin seküler temelde işlememesinin başka bir temel nedeni, Cumhuriyetin kendine özgü din-devlet ilişkisi modelidir. Pozitivist dünya görüşleri Cumhuriyetin kurucu seçkinlerini dinî hayatın kontrolünü mümkün kılacak bir din-devlet ilişkisi modeli kurmaya sevk etti: Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB). Sünnî İslamın devlet içinde örgütlenmesini öngören bu model asıl amacı olan devletin dini kontrol etmesine tek-partili dönemde yaradıysa da, çok-partili hayata geçildikten sonra aynısı mümkün olmadı. Tam aksine, dinin kontrolü amacıyla dizayn edilen kurumsal yapı, paradoksal olarak, zamanla devlet içinde dinî etkinin artmasına, hatta kısmen Sünnîliğin devleti kontrol eder hale gelmesine yaradı.

    Günün birinde muhafazakâr siyasî kadrolar din istismarına başvurmayacak olgunluğa erişseler veya din istismarına ihtiyaçları kalmasa bile, dinle devletin iç içe geçmesine yol açan bu model devam ettiği sürece Türkiye’de siyasetin dünyevileşmesine (yani, normalleşmesine) imkân yoktur.

    Bu arada belirtmek gerekir ki, bu din-devlet ilişkileri modeli sadece lâikliğe değil, aynı zamanda insan haklarına da aykırıdır. İki nedenle: İlk olarak, Sünniliğin devlet teşkilâtının kurumsal bir parçası olması başka dinî inanış ve yorum geleneklerine mensup olanlar ile dinsizler ve hatta agnostikler aleyhine olarak Sünnî Müslümanların kayırılması anlamına gelmektedir. Bu arada, sadece Sünnîlere hizmet veren DİB’in malî yükünün genel vergiler yoluyla Sünnî olmayan yurttaşlara da yüklenmesinin adaletsiz olduğunda şüphe yoktur.

    İkinci olarak, DİB modeli, resmî din yorumunu kendilerine dayatması bakımından aslında Sünnilerin de din özgürlüğüne aykırıdır. Çünkü, dindar kişilerin dinlerini devlet müdahalesi olmadan kendi inanış, anlayış ve yorumlarına göre yaşamaya ilişkin temel bir hakları vardır. Kısaca, devletin sahiden lâik bir yapıya kavuşması ve siyasetin dünyevileşmesi Türkiye’nin mübrem bir ihtiyacı olarak ortada durmaktadır.

    Son olarak şunu söylemeliyim ki, Türkiye’nin ‘’devlet seçkinleri’’nin bu ekzantirik modelin sakıncalarının farkında olmadıklarını hiç sanmıyorum. Onların kaygısı elbette bu modelin adalete ve insan haklarına aykırı olması değildir, ama öyle düşünseler bile kendilerince önemli olan başka bir siyasî değer uğruna bu maliyete katlanmayı tercih ettikleri kanaatindeyim.

    Bu, Türk kimliğinin muhafazası kaygısıdır: Devlet seçkinleri Sünnî İslâmı Türk kimliğinin tanımlayıcı bir unsuru olarak görüyorlar. Kısaca söylemek gerekirse, lâiklikten verilen bu tavizi, kurucu iradenin de tercihi olduğu aşikâr olan ulusal kimlik tanımını korumak için katlanılması gereken bir bedel olarak görüyorlar.

    Siyaset
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleVenezuela Krizi ve Son Yaşanan Gelişmeler
    Next Article Osmanlı Modernleşmesi Dine Karşı mıydı?

    Diğer İçerikler

    Videolar

    Hürmüz’de Kıvılcım, Yeni Parti, Her Gün Yargı | Aydın Selcen | 2’li Görüş #97

    17 Temmuz 2026By İlkan Dalkuç
    D84 INTELLIGENCE

    Dijital Alanda İfade Özgürlüğü: Bir Politika Önerisi

    16 Temmuz 2026By Tarık Beyhan ve Volkan Aslan
    Yazılar

    NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

    12 Temmuz 2026By Pınar Demircan

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}