Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Sosyal Demokrasinin Kalesi İsveç’te Milliyetçi Söylem Hâkim
    Yazılar

    Sosyal Demokrasinin Kalesi İsveç’te Milliyetçi Söylem Hâkim

    By Naz Epözdemir3 Eylül 20266 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    İsveç dünyanın en köklü sosyal demokrasi geleneklerinden birine sahip. Bu yönüyle, 20. ve 21. yüzyıllarda refah, demokrasi ve özgürlükle anılan ülke, dünya genelinde sosyal demokrasinin kalesi olarak biliniyor. Fakat 2022 yılından beri bu tablo değişiyor.  

    İsveç’in Västerås şehrindeki Tidö Kalesi, 2022’de ülke siyasetinin merkezine yerleşti. Bu sakin atmosferli ve korunaklı kalede imzalanan anlaşma (Tidö Anlaşması) doğrultusunda kurulan sağ koalisyon hükümeti, Avrupa Birliği ölçeğinde en katı göçmen karşıtı çizgiye sahip yönetimlerden biri hâline geldi. Sosyal demokrasi kalesi yerini Tidö ruhuna bırakırken sağ koalisyon hükümeti, anlaşmanın ruhuna uygun olarak, kalenin duvarlarını tahkim etmeye odaklanmış durumda.

    13 Eylül’de gerçekleşecek genel seçimler öncesinde yapılan anketlere göre, başta Sosyal Demokrat Parti olmak üzere muhalefet güçlense de sağ koalisyonun çoğunluk iddiası sürüyor. 

    Arka Plan: Bir Asırlık Çok Partili Gelenek

    Genel oy hakkının bütünüyle kabul edilmesiyle İsveç, 1921 yılında çok partili siyasi hayata geçti. Sosyal Demokrat Parti, bu 105 yıllık kurumsallaşmış demokraside, koalisyon ve tek başına iktidar dönemleri dâhil olmak üzere yaklaşık 80 yıl boyunca ülke yönetiminde söz sahibi oldu.

    İsveç’te 1990’larda yaşanan ekonomik krizin ardından mali disiplin ve piyasa odaklı politikalara ağırlık veren Sosyal Demokrat Parti, 2021’de İsveç’in ilk kadın başbakanı Magdalena Andersson’un öncülüğünde bir dönüşüm yaşadı. Artan eşitsizliklere karşı refah devletinin ve sosyal güvenliğin güçlendirilmesini yeniden gündemine alan parti bir “sola dönüş” gerçekleştirse de 2022’de düzenlenen genel seçimlerde, üç sandalye farkla iktidarı sağ bloğa kaybetti. 

    Tidö Anlaşması ve Değişen İsveç Siyaseti

    İsveç parlamento seçimleri 11 Eylül 2022’de yapıldı ve İsveç Demokratları %20,54 oy oranıyla 349 sandalyelik parlamentoda 73 sandalye kazanarak tarihindeki en büyük seçim başarısına ulaşarak dörtlü koalisyonun ortaklarından biri oldu. Dörtlü koalisyon İsveç Demokratları’nın yanı sıra Ilımlı Birlik Partisi, Hristiyan Demokratlar ve Liberaller’den oluşuyor. Koalisyonun liderliğini ise Ilımlı Birlik Partisi lideri Ulf Kristersson yürütüyor. Kristersson, kurucuları arasında neo-Nazi üyelerinin bulunduğu İsveç Demokratları’nı koalisyona almasından ötürü yoğun şekilde eleştirildi. İsveç Demokratları göçmen karşıtı sert söylemleriyle öne çıkıyor. 

    Tidö Anlaşması yalnızca hükümetin kurulmasını sağlayan basit bir siyasi uzlaşı metni değil, aynı zamanda İsveç’in önümüzdeki dönemde izleyeceği politikaların çerçevesini belirleyen kapsamlı bir program içeriyor. Anlaşma, özellikle göç ve iltica politikalarının sıkılaştırılması, entegrasyon politikalarının yeniden düzenlenmesi, çete ve organize suçlarla mücadelede daha sert önlemlerin alınması, enerji politikalarında nükleer enerjinin güçlendirilmesi, ekonomi ve vergilendirme, eğitim, sağlık ve refah hizmetleri gibi birçok alanı kapsıyor. Bu politikalar arasında özellikle göç ve suçla mücadele alanındaki düzenlemeler, İsveç siyasetindeki değişimin en belirgin göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.

    2026 Seçimleri için Anketler Ne Gösteriyor?

    PolitPro’nun 25 Ağustos 2026 tarihli İsveç Seçim Eğilimi verileri, sandık öncesindeki bu kutuplaşmış tabloyu somut biçimde ortaya koyuyor. Ankette Sosyal Demokratlar %30,5’lik oy oranıyla açık ara birinci parti konumunu korurken, iktidar blokunun lokomotifi konumundaki İsveç Demokratları %19,3, Başbakan Kristersson’un Ilımlı Birlik Partisi ise %17,6 seviyesinde seyrediyor. Muhalefet kanadında Merkez Partisi %7,6, Yeşiller %7,5 ve Sol Parti %7,4 düzeyinde destek bulurken; sağ blok ortaklarından Hristiyan Demokratların yüzde 6,4’te, Liberallerin ise yüzde 2’de kalması dikkat çekiyor. Bu projeksiyon, yaklaşan seçimlerin yalnızca partiler arası bir yarış değil, aynı zamanda Tidö Anlaşması’nın geleceğine dair kritik bir eşik olduğunu gösteriyor.

    Sloganlar

    Kampanya sloganlarının en dikkat çekici ortak noktası ise sekiz partiden beşinin doğrudan “Sverige” (İsveç) kelimesini kullanması.

    Partiİsveççe SloganTürkçe Karşılığı
    Sosyal DemokratlarDags att ta Sverige på allvarİsveç’i ciddiye alma zamanı
    Ilımlı Birlik PartisiVi får saker gjordaİşleri hallederiz
    İsveç DemokratlarıSverige på vägİsveç yolda
    Hristiyan DemokratlarTro på Sverige*İsveç’e inan
    Merkez PartisiSverige kan merİsveç daha fazlasını yapabilir
    YeşillerSverige vinner på grön politikİsveç yeşil politikayla kazanır
    LiberallerVi tar ansvar. För din frihetSorumluluk alıyoruz. Özgürlüğün için
    Sol PartiPå din sidaSenin tarafında

    *Kristdemokraterna’nın “tro” (inan) sözcüğü, İsveççede hem “güven” hem “inanç” anlamı taşıyor; parti bunu “İsveç değerlerini savunan parti” ifadesiyle destekliyor.

    Ortak Referans, Farklı Anlamlar

    Beş partinin sloganında “İsveç” ifadesinin geçmesi, ideolojik olarak birbirinden uzak partilerin kampanya dilinde ortak bir referans noktası kullandığını gösteriyor. Ancak her parti “İsveç”e farklı bir anlam yüklüyor: Sosyal Demokratlar için ciddiye alınması gereken, İsveç Demokratları için yola devam etmesi istenen, Hristiyan Demokratlar için inanılması gereken, Merkez Partisi için daha fazlasını yapabilecek, Yeşiller için yeşil politikadan kazanç sağlayacak bir ülke anlamlarını taşıyor.

    Yerel medyada da bu ortak nokta bir tartışma konusu hâline gelmiş durumda. İsveç gazetesi Dagens Nyheter’in haftalık podcast’i Älskade politik, konuya ayırdığı bölümde bu eğilimi “İsveç, İsveç, İsveç – seçimler yaklaşırken herkes milliyetçi mi oldu?” başlığıyla ele almış.

    Göteborg Üniversitesi Gazetecilik, Medya ve İletişim Bölümü’nde (JMG) profesör olan Orla Vigsø, siyasi iletişim ve retorik alanındaki çalışmalarıyla, özellikle İsveç seçim afişleri ve parti içi siyasi iletişim üzerine yürüttüğü uzun soluklu araştırmalarla tanınıyor. Blog yazısında bu yılki sloganların yaratıcılıktan uzak, adeta PowerPoint sunumunu andıran tasarımlarla öne çıktığının altını çizmiş. 

    Sloganlardaki milliyetçi vurgunun yükselmesi, Tidö ruhunun ülkeye yerleştiğinin bir göstergisi mi? Her ne olursa olsun, İsveç’in dünya genelinde yükselen sağ popülizmden payını aldığı bir gerçek. 

    Milliyetçi Sloganlar Çağında “Türkiye Yüzyılı” Neyi Kapsıyor?

    İsveç’te seçim kampanyalarının “İsveç” etrafında şekillenmesi, dünya genelinde yükselen milliyetçilik eğiliminin bir örneği ise, benzer bir soruyu Türkiye için sormak da mümkün.

    Türkiye’de yürütülen yeni çözüm süreci, görüntü itibarıyla bu milliyetçi dalganın tersi yönde ilerliyormuş izlenimi veriyor. Ancak sürecin sonucunda Kürtlerin haklarının anayasal güvenceye kavuşup kavuşamayacağı hâlâ tartışmalı olmayı sürdürüyor.

    AKP’nin  sadece savunma sanayi üzerinden yürüttüğü iletişim ve dış politika ölçeğinde sunduğu başarı tablosu “Türkiye Yüzyılı” söylemini ne ölçüde doldurabiliyor? Başta ekonomi olmak üzere sporda, sanatta, eğitimde buna eşlik eden somut bir başarı hikâyesi henüz ortaya konabilmiş değil.

    Mustafa Erdoğan 2024 yılında kaleme aldığı yazıda şu değerlendirmeyi yapıyor: “Türkiye’nin ‘büyük, güçlü ve emperyal’ bir devlet olmaktan önce; özgürlük ve barış içinde adil ve müreffeh bir toplum olmaya ihtiyacı var.” 

    Bu çerçevede sorulması gereken sorulardan bir tanesi de: “Türkiye Yüzyılı” sloganı, toplumun farklı kesimlerinin taleplerini kapsayan bir zemine mi oturuyor, yoksa iktidarın kendi kurguladığı ve ulaşmaya çalıştığı fikir üzerinde birleşen dar bir hedef olarak mı kalıyor? Toplumun tüm kesimlerini içine alan bir demokratikleşme vizyonu olmadığı müddetçe, “Türkiye Yüzyılı” sloganı bir anlatı düzeyini aşamıyor.

    Sosyal demokrasinin en köklü örneklerinden biri olan İsveç’te, siyasi söylemin bu denli milliyetçi bir çizgiye kayması, illiberal demokrasi ya da hibrit rejim olarak tanımlanan Türkiye için umut kırıcı bir tablo ortaya koyuyor. Eğer kurumsal olarak en sağlam demokrasilerden birine sahip İsveç bu söylemsel dönüşümden payını alıyorsa, demokrasi kültürü zaten kırılgan olan bir ülke olarak Türkiye için bu eğilimin çok daha yıpratıcı sonuçlar doğurması mümkün. Yeni çözüm süreci kapsamında atılacak adımlar tam da bu yönüyle büyük önem taşıyor.

    Kaynakça:

    Erdoğan, M. (2024, 15 Ocak). “Yeni Türkiye”den “Türkiye Yüzyılı”na. Özgürlük Araştırmaları Derneği.

    PolitPro (2025, 25 Ağustos). İsveç Seçim Eğilimi. https://politpro.eu/en/sweden

    Vigsø, O. (2026, 7 Ağustos). Veckans valaffisch (vecka 32) – Faktaaffischens återkomst! [Blog yazısı]. Bengt Johansson. https://bengtjohansson.blogspot.com/2026/08/veckans-valaffisch-vecka-32.htmL

    Dünya M Siyaset
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleKadınlar Siyasete Girmeye Hazır, Peki Siyaset Değişmeye Hazır mı?

    Diğer İçerikler

    Yazılar

    Kadınlar Siyasete Girmeye Hazır, Peki Siyaset Değişmeye Hazır mı?

    2 Eylül 2026By Ayşe Kaşıkırık
    Çeviriler PROJECT SYNDICATE

    Çin Gerçekten Komşusunu Yoksullaştıran Bir Güç mü?

    31 Ağustos 2026By Daktilo1984
    D84 INTELLIGENCE

    Turkey’s Foreign Policy and Syria’s Kurds: Integration, Security and the New Syrian Order 

    31 Ağustos 2026By Daktilo1984

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}