Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Arınç’ın Darbe Çağrısı ve Seçim Yapmanın Kaçınılmazlığı
    Yazılar

    Arınç’ın Darbe Çağrısı ve Seçim Yapmanın Kaçınılmazlığı

    By Onur Alp Yılmaz14 Şubat 20233 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    [voiserPlayer]

    Her rejimin dayandığı bir meşruiyet zemini vardır. Kendi yakın geçmişimize dönüp bakarsak Cumhuriyetin kurucu ricali için bu meşruiyet, işgalden kurtardıkları ülkenin bir daha işgal edilmemesi için gelişmiş devletler ligine yükselmek adına ne gerekiyorsa yapmaktır. 27 Mayıs’ta köy kahvelerinin bile partilere göre ayrıldığı yoğun kutuplaşma ortamında bu kutuplaşmayı ortadan kaldırmakken, 12 Eylül’de ise çatışma ve anarşi ortamını bertaraf etmektir bu meşruiyetin kaynağı. Görüldüğü gibi bu örneklerden hiçbiri meşruiyetini sandıktan almamaktadır. Bu yönetimlerin her biri kriz anlarında var olan bir krizi çözmek için ortaya çıkmış ve meşruiyetlerini de kriz çözme kapasitelerinden alan hükümetlerdir. İlk örnek, diğerlerinden farklı olarak kurucu iradeyi temsil ederken, Türkiye’nin çok partili hayata geçişini takip eden diğer örneklerde ise önce demokratik rejimin neden işlemediğini/işlemeyeceğini anlatmak gerekmiştir. Örneğin Kenan Evren, anılarında 1980 yılını şöyle anlatmaktadır:

    “Biz bu vaziyette seçim yapılabileceğine inanamıyoruz. Cenazeler musalla taşına götürülemiyor, halkı seçim sandığı başına nasıl göndereceğiz?”

    Anlaşılacağı üzere bu ifadeler, aslında kimsenin sandıkla güvenli bir biçimde iktidarı devralamayacağına işaret ederek olağanüstü bir rejime meşruiyet de sağlamaktadır. Nitekim tarih de bize bunu göstermiş, bu yönde yaratılan bir algıyla 12 Eylül 1980 sabahı Türkiye, siyasi kültürü ve hafızasında silinmez izler bırakacak bir darbe yönetimine uyanmıştır. Ne hikmettir ki Evren’in yukarıdaki ifadeleriyle Arınç’ın dün yaptığı açıklamalar hemen hemen aynıdır:

    “Manzara o kadar acı ki, buralarda seçmen kalmamış. Hem seçmen kütükleri geçersizleşmiş hem de seçim yapmak hukuken ve fiilen imkânsız hale gelmiş.”

    Bu açıklamaya katılanlar neye destek verdiklerini iyi anlamalı. Yukarıda da ifade ettiğim gibi böylesi bir uygulamaya, yani seçimlerin ertelenmesine rıza göstermek, iktidarın kaynağının değişmesine de rıza göstermektir. Yani iktidarın yeni meşruiyet zemini sandık yerine yıkılan şehirlerimizi “yeniden inşa etmek” olurken, seçimlerin ertelenmesine destek olanlar da bu gerçekleşene kadar iktidarın seçimleri defalarca ertelemesine rıza göstermiş olurlar. Bu, her ne olursa olsun iktidarda kalmayı siyasetinin mihverine koymuş bir iktidarın bu şehirleri inşa etmesini de geciktirecek bir uygulamadır. “Mücbir sebep” ile seçimleri erteleyen iktidar, seçimleri yeniden ertelemek için o sebebin ortadan kalkmasına müsaade etmeyecektir. Otoriter rejim bir kere bu kapıdan geçerse Türkiye’de bir daha hiç seçim görmeyebiliriz. Anayasaya açıkça aykırı olan bu uygulamaya yürekli bir biçimde karşı çıkmalıyız. Anayasa, arada bir hatırlayıp açıp bakacağımız bir dönem romanı değil, toplum sözleşmemizdir. Anayasa yoksa hiçbirimizin can ve mal güvenliği de yoktur.

    EK: İktidarın “halkı düşünme” kılıfıyla girişeceği seçimleri erteleme çabalarına destek olurken kendinize sormanız gereken bir soru var: Anketlerde iktidar açık ara önde olsa ve muhalefet “bugün seçim konuşulacak gün değil” dese iktidar ne yapardı? Bu sorunun yanıtı, bu ülkede demokrasinin ayakta durmasını isteyen herkesin de göstermesi gereken tavrı belirliyor aslında. Unutmayın, seçimler, yalnızca iktidar kazandığında yapılacaksa o rejimin adı demokrasi değildir.

    Hukuk R2 Siyaset
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleDeprem Nedeniyle Seçimler Ertelenebilir Mi?
    Next Article Depremin Ardından Seçimleri Erteleme Tartışması Nasıl Başladı, Nasıl Gelişti?

    Diğer İçerikler

    Videolar

    Yeni Parti Ne Yapacak? | Çavuşesku’nun Termometresi #317

    26 Temmuz 2026By Ekin Keleş, İlkan Dalkuç ve Burak Bilgehan Özpek
    Videolar

    Yeni Parti, İmkan ve İhtimaller | Edgar Şar | 2’li Görüş #98

    26 Temmuz 2026By Edgar Şar ve İlkan Dalkuç
    Çeviriler PROJECT SYNDICATE

    Dünyanın Soyguncu Baronu Olarak ABD

    23 Temmuz 2026By Daktilo1984

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}