Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Serhat Güvenç: İran’a olası bir kara harekâtı Türkiye’yi ciddi şekilde zorlayabilir
    daktilo2 Röportajlar

    Serhat Güvenç: İran’a olası bir kara harekâtı Türkiye’yi ciddi şekilde zorlayabilir

    By Gökhan Korkmaz22 Mart 20264 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    ABD-İsrail ikilisinin Tahran’a saldırmasıyla başlayan savaş üç haftayı geride bıraktı. Mevcut durumda tarafların tırmandırma siyaseti, savaşı enerji tesislerinin vurulmasına kadar ileri götürdü. Şu an ise İran’a bir kara operasyonu ihtimali daha çok konuşulur oldu. İran’a bir kara operasyonu düzenlenmesi ise İran’ın sınır komşusu Türkiye’yi oldukça yakından ilgilendiriyor.

    İran savaşının geldiği noktayı, olası senaryoları ve savaşta Türkiye’nin pozisyonunu Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden Prof. Dr. Serhat Güvenç ile konuştuk.

    Savaşın yayılma riski oldukça yüksek. Hizbullah’ın kalan kapasitesi, Yemen’deki Husiler ve Irak’ta temel aktörlerden biri olan Haşdi Şabi güçlerini de göz önüne alırsak, Ortadoğu için en muhtemel senaryo hangisi: Savaşın daha fazla tırmandırma olmadan sona ermesi mi, yoksa daha geniş çapta yaşanacak bir savaş mı?

    Saydığınız aktörler tabii İran’ın uzantıları ya da vekilleri olarak birtakım şeyler yapabilirler. Ama savaşın asıl tırmanma ihtimali bu aktörlerin ötesine geçiyor. Yani savaşın tırmanmasına yol açacak iki faktör var.

    Bunlardan bir tanesi Tahran’ın izlediği strateji. Tahran, olabildiğince çok ülkeyi ve bölgeyi Orta Doğu’da olan bitenden etkilenir hale getirmeye çalışıyor. Rafinerileri vuruyor, Körfez ülkelerinin tesislerini hedef alıyor. Hürmüz Boğazı’nı trafiğe kapatıyor ya da trafiği kısıtlıyor. Dolayısıyla bunlar küresel tedarik zincirinde önemli sıkıntılara yol açıyor ve akaryakıt ile doğal gaz temininde güçlükler yaratıyor. Fiyatlar yükseliyor. Bu da tüm dünyada enflasyonist baskı oluşturuyor.

    Buradaki amaç ise kamuoylarının devreye girmesini sağlamak ya da savaşa uzak ülkelerin İsrail ve Amerika’ya baskı yapmasını teşvik etmek. Ayrıca askeri anlamda da savaşı tırmandırmaya ve yaygınlaştırmaya çalışıyor. Örneğin İngiltere’nin ABD’ye üslerini kullandırma izni sonrası Diego Garcia’ya yönelik iki füze saldırısı gerçekleştirmesi bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu füzeler hedefini bulmamış olsa da İran’ın elindeki balistik füzelerin menzilinin düşündüğümüzden çok daha uzun olduğunu gösterdi. Yaklaşık dört bin kilometrelik bir menzilden söz ediliyor. Bu da Avrupa’daki bazı ülkeleri, özellikle Doğu ve Orta Avrupa’yı vurabilecek kapasite anlamına geliyor. Almanya’daki Ramstein üssüyle ilgili sorular da bu bağlamda dikkat çekici; Almanya’nın bile hedef olabileceğini ima ediyor.

    Tırmanma ihtimalinin ikinci boyutu ise Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Trump’ın İran’ı dize getirmek için daha büyük bir askeri güç kullanma ihtimali. Savaşı kısaltmak amacıyla kara harekâtına girişilmesi de söz konusu olabilir. Bu da savaşın yaygınlaşmasına yol açacaktır. Çünkü böyle bir durumda İran’ın komşularından destek isteme ihtimali oldukça yüksek. Bu ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. Dolayısıyla Türkiye, hazırlıksız bir anda kendisini kritik bir karar noktasında bulabilir.

    Hem dünyada hem de Türkiye’de birçok analist Rusya ve Çin’i İran’ın yakın müttefiki olarak tanımlıyor. Siz bu savaşta Moskova ve Pekin’in stratejik hesaplarını ve İran’a yeterince destek vermemelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Rusya ve Çin’in İran’a doğrudan ve açıktan askeri destek olamazlar. Ancak istihbarat desteği sağladıkları anlaşılıyor. Özellikle hedefleme için kullanılan uydu verilerinin iran ile paylaşıldığı düşünülüyor. Nitekim savaşın ilk günlerinde İran’ın Körfez’deki radar sistemlerini yüksek isabetle vurması, bu tür bir desteğe işaret ediyor. Bu saldırılar, ABD ve İsrail’in tehditlere yönelik bilgi toplama kapasitesini de zayıflatmış durumda. Bunun ötesinde bir destek vermeleri şu aşamada olası görünmüyor. Zaten ABD’yi doğrudan karşılarına almak ciddi bir maliyet doğuracaktır ve bu maliyeti göze almak istemeyeceklerdir. Bu nedenle desteğin daha çok dolaylı yollarla sürmesi beklenir.

    Trump’ın destek çağrısı karşısında NATO tarafsız kalmayı yeğledi. NATO’nun özellikle savaş uzarsa ya da bir kara harekâtı başlarsa böyle bir çatışmada ne kadar tarafsız kalabileceğini düşünüyorsunuz? Özellikle ittifak içinde yer alan Türkiye, Karadeniz ve Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeleri de göz önünde bulundurursak, olası bir kara harekâtı durumunda nasıl bir strateji izlemeli?

    Olası bir kara harekâtı Türkiye’yi ciddi şekilde zorlayabilir. Çünkü şu ana kadar savaşta İran’ın kuzey cephesi açılmış değil. Bu cephe ancak Türkiye üzerinden açılabilir. Washington’un bu konuda Türkiye’yi yoklamış olması muhtemel. Ancak Türk toplumunun böyle bir durumu kabul etmesi pek olası görünmüyor.

    1 Mart Tezkeresi sürecinde yaşananlar hatırlandığında, Türkiye’nin komşusuna yönelik bir saldırı için ABD’ye destek vermesine kamuoyunun sıcak bakmayacağı söylenebilir. Ancak o dönemde parlamenter sistem vardı ve son sözü Türkiye Büyük Millet Meclisi söylemişti. Bugünkü sistemde ise karar büyük ölçüde Cumhurbaşkanı’nın yetkisinde. Bu durum, Türkiye üzerindeki baskıyı artırabilir ve siyasi açıdan zor bir sınav yaratabilir.

    Türkiye açısından bakıldığında, İsrail’in bölgedeki saldırganlığı, Körfez ülkelerinin savaşta büyük bir tehdit altında kalması ve zayıflayan İran yönetimi Ankara’nın “stratejik özerklik” arayışını nasıl etkiler?

    Mevcut durum, stratejik özerkliğin tek başına yeterli bir çözüm olmayabileceğini gösteriyor. Türkiye’nin balistik füze tehdidine karşı yeterli kapasiteye sahip olmadığı ve bu tür savunma sistemlerinin ancak entegre bir ağ içinde daha etkili çalıştığı düşünüldüğünde, kısa vadede stratejik özerklikten ziyade iş birliği daha önemli hale geliyor. Türkiye’nin güvenlik kaygılarını paylaşan ve bölgedeki gelişmelerden endişe duyan ülkelerle birlikte hareket etmesi daha gerçekçi bir seçenek olarak öne çıkıyor. Bu bağlamda yalnızlık yerine güçlü ittifaklar kurmak daha doğru bir yaklaşım olabilir.

    Dünya L1
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleThe Gulf War Did Happen, Mr. Baudrillard! 
    Next Article Yapay Zekâ Veri Merkezleri ve Savaş: Aynı Enerji Rejiminin İki Yüzü mü?

    Diğer İçerikler

    PROJECT SYNDICATE

    Stablecoin’ler Bankaların Para Tekelini Sarsabilir mi?

    31 Temmuz 2026By Daktilo1984
    PROJECT SYNDICATE

    İngiltere’nin Yeni Başbakanı Andy Burnham’ın Yerelden Yönetim Planı

    29 Temmuz 2026By Daktilo1984
    D84 INTELLIGENCE

    Beyond the NATO Summit Communiqué: The Human Front of NATO

    24 Temmuz 2026By Nancy Snow

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}