Türkiye gündemi inanılmaz bir hızla değişiyor. Dünyadaki koronavirüs (COVID-19) salgını bu baş döndürücü değişimi daha da hızlandırdı. Çok değil bundan birkaç ay önce yerli ve milli olduğu söylenen araba şirketi TOGG üzerine onlarca yazı ve makale okuyorduk. Şimdiyse bu konu sanki unutulmuş gibi. Öte yandan bizim TOGG hakkında bilgilerimiz halen çok sınırlı. Bu nedenle, Arın Demir, bu alanda önemli bir girişimci olan Alphan Manas’la Türkiye’nin elektrikli otomobil hikayesini ve teknoloji politikalarını konuştu.

Dünya’da TOGG’un benzeri birçok elektrikli start-up firması olduğunu biliyoruz. Bu rekabet içinde TOGG’un pozisyonunu değerlendirebilir misiniz? Böyle bir aracın rekabet edebilmesi için hangi fiyattan kaç adet satılması gerekmektedir?

TOGG’un otomobil piyasasındaki rekabet analizini yapmamız için, öncelikle hangi araç grubuna girdiğine bakmamız gerekiyor. Baktığımızda, TOGG’un C-SUV tipi araç olarak sınıflandırıldığını görüyoruz. Bu sınıflandırmaya göre TOGG’u, Renault Klaus veya TESLA Model 3 gibi araçlarla karşılaştırmak uygun olur. Dünyadaki diğer örnekleri düşündüğümüzde, TOGG’un satış fiyatının 30 bin dolar civarında olması gerekiyor. Dünyada 28 otomobil firmasının ortalama operasyonel karlılık oranları maksimum %5’ler civarındadır. Biz biraz daha iyimser olalım ve TOGG’un %10 karlılık yakalayacağını düşünelim. Yani, 30 bin dolara satacağınız bir araçtan kazanacağınız para miktarı 3.000 dolar seviyelerinde olacaktır. TOGG’a 3 milyar dolar yatırım yapılacağı belirtiliyor. %10 karlılık oranıyla çalışan 3 milyar dolarlık TOGG projesinin, finansal geri dönüşünün toplamda 1 milyon araç satılmasıyla gerçekleşebileceğini anlıyoruz. 

Peki, TOGG’un dünyadaki olası rakiplerine bakalım. Volkswagen firması dünyada 11 milyon araç satıyor ve sadece elektrikli araçlar için 30 milyar dolar yatırım yapıyor. General Motors 7.7 milyon araç satıyor ve sadece elektrikli araçlar için 20 milyar dolar yatırım yapıyor.  TESLA 2019 yılında, elektrikli araçların geliştirilebilmesi için ARGE’ye 1.4 milyar dolar para harcadı. Honda’nın 5 milyon, Daimler firmasının 3.5 milyon seviyelerinde satıldığı bir piyasa yapısı olduğunu da unutmayalım. Dolayısıyla yerli otomobil TOGG’un, 3 milyar dolarlık yatırımla uluslararası rekabet içerisine girebileceği fikri bana mantıklı gelmiyor. Üç milyar doların çok daha üstüne çıkılması lazım. Ben bu yatırımın en az 7.5 milyar dolar seviyesine çıkacağını düşünüyorum. Öte yandan elektrikli otomobile yatırım yapan diğer firmalarla rekabet edebilmek için, 2.5 milyon satış rakamını yakalayarak masraflarınızı da çıkarmanız şart. Bu kolay değil. Sonuç itibariyle, burada finansal olarak büyük bir zarar görüyorum. 

Dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi Tesla, olağan pil teknolojisini geliştirmek ve üretim yapmak amacıyla Panasonic ile birlikte Gigafactory adında 5 milyar dolarlık bir pil fabrikası kurdu. Pil teknolojisi neden önemli? Hedef milli bir araç üretmektense, elektrikli araçlara uygun pil üretiminde Türkiye’nin mevcut konumu nedir?

Türkiye’de pil konusunda çalışan ve işi ilerletmiş kişiler var. Önder Yol ülkemizde pil konusunda en iyi çalışanlardan ve projelerini baya ilerletti. Fakat, onlar pil yönetim sistemleri üzerine çalışıyorlar. Türkiye’nin bütçe açısından ekonomik bir pil üretim şansı bulunmuyor. Hücresel olarak pili dışarıdan satın almak zorundayız. Pil yönetim sistemi Türkiye’de yapılabilir ama bu pilin üretilebileceği anlamını taşımıyor. Pil üretmek ile pil yönetim sistemi geliştirmek birbirinden ayrı projeler. Bu nedenle pilin kendisinin dışarıdan alınması gerekecek. TOGG projesinde, pil kısmıyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı. Anlaşılan pil de Çin’den ithal edilecek. Teknolojik ürünlerde, katma değerin artmasına paralel olarak karlılık artar. 

Elektrikli araçların en önemli parçalarından pilin ithal edileceğini anlıyoruz. Bu durumda, TOGG’un fiyatı dövize mi endeksli olacak? Üretim adedimiz, pil ithalatımıza mı bağlı olacak?

Evet. Pili ithal edeceğimizden TOGG’un fiyatı tamamıyla dövize endeksli olacak. Bu arabanın Türkiye satış fiyatının dövize endeksli bir TL fiyatı üzerinden gerçekleşeceğini düşünüyorum. İçindeki bütün parçaların hemen hemen hepsi yurtdışından ithal olacak. Pil ithal olduğundan, fiyatın ana belirleyicisi de döviz kurları olacak. Aracın yapımında kullanılan parçaların çoğunluğu ithal olacak. Arabanın kaportası hariç her şeyi dışarıdan gelecek. 

2020 Ocak-Mart döneminde Türkiye’nin yüksek teknolojili ürün ihracı toplam imalat sanayii ihracı içerisinde sadece yüzde 3,6 olarak gerçekleşti. Türkiye’nin bu oranı artarması için TOGG bir fırsat olabilir mi? Bugünün dünyasında bir otomobil üretmek kalkınmaya katkı sağlar mı?

Cevabım: Hayır. TOGG, Türkiye’nin bu oranı arttırması için hiçbir şekilde fırsat olamaz. TOGG’un çok sınırlı sayıda ihraç edilebileceğini düşünüyorum. Bu projenin fabrika yatırımını dahi karşılayabileceğini düşünmüyorum. Dolayısıyla, TOGG anlamlı bir proje değil. 

TOGG üretiminde, devlet teşvikinin tüketici yerine üreticiye verilmesini dünyadaki benzeri uygulamalar ve ekonomik fizibilite açısından nasıl yorumluyorsunuz?

Devletin böyle bir teşvik vermesi gayet güzel. Fakat, dünyada elektrikli otomobillerin kullanımının artması için verilen teşvikler ağırlıklı olarak tüketiciye veriliyor. TOGG’un satılabilmesi için, hem üreticiye hem de tüketiciye teşvik verilmesi gerekiyor. Projenin işlemesi için tüketiciye de teşvik verilmesi gerekebilir. TOGG’un üretim tarihi için 2022 deniyor, ki ben üretim olacağına inanmıyorum. 

TOGG’un fikri mülkiyet haklarının sahibiyiz deniyor. Oysaki günümüz araçlarının binlerce patentten oluştuğunu bilmekteyiz. Bu durumda Türkiye, elektrikli araç teknolojisinde kendi teknolojilerini mi üretecek yoksa mevcut patentleri mi lisanslayacak?

Bizim TOGG ile ilgili sahip olduğumuz kısım sadece tasarım haklarıdır. Fikri mülkiyet hakları olarak tanımlanan kısım, sadece tasarımla ilgili hakların bize aitliğidir. 2026 yılında yeni kasanın çıkışıyla bu tasarım bitecek ve fikri mülkiyet hakları da sona erecek. Daha bu aracın 2022’de üretilip, üretilemeyeceği şüpheli. Ben zaten üretilemeyeceğini düşünüyorum. Çıksa bile 2026 yılında yeni seri çıkacağından bu model eskimiş olacak. 2026 yılı itibarıyla otonom dediğimiz şöförsüz araçlar piyasaya sürülecek. Otonom araçlar gelince TOGG zaten otomatik olarak eskiyecek. 

Türkiye son yıllarda savunma sanayiinde bir teknolojik atılım yaptı. Bu süreçte biz vatandaşlar olarak neye ne kadar yatırım yapıldığını tam olarak bilemiyoruz, bu nedenle bir verimlilik analizi yapamıyoruz. Fakat yine de bir teknolojik atılım olduğu neredeyse ortak kanı hatta TOOG genel müdürü de yerli arabadan bahsederken neredeyse tüm konuşmalarında savunma sanayiinde çalışan mühendisleri işaret ediyor. Sizce TOGG da savunma sanayiindeki atılıma benzer bir atılım sağlayabilir mi Türk imalat sanayiinde?

Elektrikli otomobili oluşturan üç ana parça var. Bunlar elektronik, motor ve pil. Biz bu üçünden hangisini üretebiliyoruz? Biz bunların hiçbirini üretemiyoruz. Katma değer sağlayabilmemiz için mutlaka birşey üretmemiz gerekiyor. Ana parçaları üretemediğiniz sürece, katma değeriniz son derece düşük olacaktır. Ben katma değer üretemediğimiz bir proje ile atılım sağlanabileceğine inanmıyorum.

Sadece fiziki mallar değil yazılım, oyun vb. alanlarda da Türkiye’nin gitmesi gereken çok yol var gibi görünüyor. Üniversiteler bünyesinde teknoparklar kuruldu. Bunların bazılarında sağlam şirketler olduğunu biliyoruz. Türkiye’nin teknoloji ürünleri üretimine yönelik bütüncül bir planı yahut öngörüsü var mıdır?

Kesinlikle yok. Türkiye’nin teknoloji üretimine yönelik bütüncül bir planı veya öngörüsü bulunmuyor. Türkiye’nin teknoloji içeren ürün ihracatı %4.6. Bu rakamın ne kadar düşük olduğunu görüyorsunuz. Diğer ülkelerdeki oranlarında ne olduğunu biliyoruz. Türkiye’nin diğer ülkeleri yakalaması bu durumda çok zor görünüyor. Güney Kore’ye bakarsanız, yüksek teknolojili ihracattaki oranı %33. Çin’e bakalım %26, Avrupa’da Almanya’nın bu oranı %15’ler seviyesinde dolanıyor. Bu rakamların büyüklüğüne bakar mısınız. Mevcut koşullardan dolayı Türkiye’ye yabancı yatırımcı da gelmiyor. Bu nedenle Türkiye’deki teknoloji firmaları da yatırım çekemiyorlar.  Yatırım alamadıkları için de ilerleyemiyoruz, adeta sarmala girmiş durumdayız.

Son olarak, Türkiye’nin yerli otomobil yapma girişimi hakkında önerileriniz nelerdir? Sizce böyle bir projeye gerekli altyapıya sahip olmadan girişmek manalı mıydı?

Amerika’da pil konusunda yatırımım var. Daha önceden de 4 tane elektrikli otomobil firması satın alımı için çaba sarf ettim. En sonuncusu İsveç’li SAAB firmasıydı. Sonrasında elektrikli otomobiller için anladık ki asıl önemli olan otomobilin kendisi değil, pil teknolojisinin ne seviyede olduğu. Bana otomobil üretmek yerine, otomobilin en önemli parçası olan pil üretmek daha mantıklı geldi. Dolayısıyla, 2013  yılında Amerika’da pil teknolojisi geliştiren MCAP Holdings diye bir firmaya yatırım yaptım. Ben şirketin küçük ortağı ve tek Türk ortağı oldum. 2023 yılında pilimiz piyasa çıkacak. Anlaşılacağı üzere ben bu konularda en doğru yatırımın pil teknolojisine olan yatırım olduğunu düşünüyorum. TOGG ile yerli otomobil üretimine girişen Türkiye’nin pil teknolojisi konusunda oldukça geri konumda bulunduğunu biliyoruz.