Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Kushner ve Witkoff: Trump’ın Ahbap-Çavuş Diplomasisinin Ağır Bedeli
    Çeviriler daktilo2 PROJECT SYNDICATE

    Kushner ve Witkoff: Trump’ın Ahbap-Çavuş Diplomasisinin Ağır Bedeli

    By Daktilo198410 Mayıs 20265 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Yazar: Brahma Chellaney
    Yeni Delhi’deki Politika Araştırmaları Merkezi’nde Jeostrateji Profesörü ve Berlin’deki Robert Bosch Akademisi’nde araştırmacı. Hindistan Ulusal Güvenlik Danışma Kurulu üyesi olarak görev yaptı ve Hindistan’ın nükleer doktrinini kaleme alan isimler arasında yer aldı.
    Çeviri: Mert Söyler

    Çoğu demokraside bir liderin kritik diplomasi süreçlerini aile üyelerine veya iş ortaklarına devretmesi büyük tepki çeker. Fakat ABD Başkanı Donald Trump, bu ahbap-çavuş diplomasisini sırf “sıra dışı bir tarz” diyerek hafife alanların da etkisiyle neredeyse hiçbir itirazla karşılaşmadı. Oysa bunun uzun vadeli sonuçları çok ağır olacak.

    Trump, dışişleri bakanına ve profesyonel diplomatlara dayanmak yerine, en kritik diplomasi hamlelerini büyük ölçüde damadı Jared Kushner ile Manhattanlı emlak zengini iş ortağı Steve Witkoff’a teslim etti. İlk Trump döneminde üst düzey danışman olarak İsrail ve dört Arap ülkesi arasındaki İbrahim Anlaşmaları‘nda rol oynayan Kushner, şu an tıpkı Witkoff gibi Özel Barış Temsilcisi sıfatını taşıyor.

    Kushner ve Witkoff; Ukrayna, Gazze ve İran müzakerelerinde başı çekiyor. Ne var ki Trump onları çağımızın en çetrefilli ve riskli dış politika krizlerini çözmekle görevlendirdiğinde ikisinin de zerre diplomatik tecrübesi yoktu. Üstelik her ikisi de bariz çıkar çatışmalarının tam göbeğinde yer alıyor.

    Önce Witkoff’a bakalım. Geçen yıl Pakistan, CEO’luğunu Witkoff’un oğlu Zach’in yaptığı ve Trump ile Witkoff ailelerinin büyük hissesine sahip olduğu kripto para şirketi World Liberty Financial (WLF) ile tartışmalı bir yatırım anlaşması imzaladı. Bu ocak ayında ise şirketin bir iştiraki, sınır ötesi işlemlerde kendi sabit coin’lerini kullandırmak üzere Pakistan ile yeni bir anlaşmaya daha vardı.

    Fakat Pakistan aynı zamanda ABD ile İran arasındaki görüşmelere ev sahipliği yapıyor, hatta bir noktaya kadar arabuluculuk üstleniyor. Aynı sahnede yer alan aktörler bir yandan jeopolitik meseleleri müzakere edip diğer yandan ticari fırsat kovaladığında, diplomasi adeta bir pazaryerine dönüşür; erişim, nüfuz ve kâr birbirine sıkıca dolanır.

    Kushner’a gelince… Trump’ın ilk yönetiminden ayrıldıktan sonra Affinity Partners adında bir özel sermaye şirketi kurdu ve Suudi Arabistan varlık fonunun yaklaşık 2 milyar dolarlık katkısı dahil olmak üzere Körfez monarşilerinden milyarlarca dolar topladı. Kısacası Kushner, Suudi sermayesine göbekten bağlı. Öyle ki Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Trump’ı savaşı sürdürmeye teşvik ettiği konuşulurken bile, Kushner’dan İran ile yumuşamayı müzakere etmesi bekleniyor.

    Üstelik mesele sadece İran değil. Kushner’ın ocak ayında Davos’ta duyurduğu “Yeni Gazze” önerisi, egemenlik ve insan hakları gibi temel konuları es geçip bölgenin yeniden inşasını ticari bir projeye indirgediği için geniş çapta “emlak diplomasisi” olarak eleştirildi.

    Kushner ve Witkoff’un dış politika konusundaki liyakatsizlikleri ile sahip oldukları çıkar çatışmaları, Trump’ın neden onları resmi pozisyonlara atamadığını açıkça gösteriyor. Çünkü özel temsilciler; Senato onayından, mal beyanı zorunluluğundan, etik kurallardan ve profesyonel diplomatları bağlayan kongre denetiminden muaflar. Haliyle şeffaflık olmadan nüfuz kullanabiliyor ve hesap verme derdi olmadan ABD adına masaya oturabiliyorlar.

    Tabii ki Trump’a yakınlıklarını ranta çeviren tek isimler Kushner ve Witkoff değil. Oracle’dan Larry Ellison gibi önde gelen müttefik ve bağışçılar, ulusal güvenlik bahanesiyle Trump’ın Çinli ana şirkete zorla kurdurttuğu Amerikan ağırlıklı TikTok girişimine yaptıkları yatırımlarla büyük paralar kazandı.

    Dahası, Trump’ın oğulları Eric ve Donald Jr. kısa süre önce Powerus adlı bir drone şirketinin yatırımcısı oldular. Şimdi de babalarının savaşına misilleme yapan İran’dan gelebilecek saldırıları önlemek bahanesiyle Körfez ülkelerine drone savar satma peşindeler. Eric’in baş strateji danışmanı olduğu robotik girişimi Foundation Future Industries de yakın zamanda Pentagon’dan 24 milyon dolarlık bir ihale aldı.

    Şimdilerde ise İran Savaşı etrafında, Trump’ın piyasaları sarsan açıklamalarından hemen önce yapılan büyük bahisleri içeren içeriden bilgi ticareti (insider trading) iddiaları ayyuka çıkıyor. Fakat Amerikan halkı, ya Trump’ın kural tanımazlığına alıştığından ya da bu ihlallerin hızına yetişemediğinden olan bitene zar zor tepki veriyor. Geçmişte herhangi bir yönetimi devirecek veya en azından acil bir soruşturma başlatacak düzeydeki skandallar, Trump döneminde sıradan olaylara dönüştü.

    Trump’ın her isteğine boyun eğen ve her suçunu aklayan bir Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’nin iki kanadını da elinde tutmasıyla toplumda bir kabullenmişlik hali kök saldı. Ama tepkiler dindikçe, siyasi normların caydırıcılığı da yok oluyor. Sonuç olarak suistimaller çok daha aleni ve küstah bir hal alırken, güven duygusu yerle bir oluyor. Trump’ın yandaşları bir barış anlaşması koparsa bile bu duruma şüpheyle yaklaşılacak; verilen her taviz, asıl kazananın kim olduğu ve kimin taviz verdiği sorularını gündeme getirecek.

    Bu tablo sadece tekil anlaşmaları değil, ABD’nin küresel liderliğini de temelden sarsıyor. Dış politikanın tamamen kişisel sadakat, kayıt dışı ilişkiler ve şahsi çıkarlar üzerinden yürümesiyle birlikte, ABD’nin güvenilir bir müttefik, dürüst bir arabulucu ve hukukun üstünlüğü savunucusu olarak sahip olduğu itibar yerle yeksan oldu. Tüm bunları onarmak hiç de kolay olmayacak.

    Bu esnada, yabancı hükümetler ABD politikasını etkilemek veya jeopolitik bir iş birliği koparmak istiyorsa, Trump’ın cebini doldurmak zorundalar. Bu durum, Birleşmiş Milletler’e alternatif olarak sunulan ve daimi bir koltuğun milyar dolarlık bir fiyat etiketine sahip olduğu sözde “Barış Kurulu”nda olduğu kadar hiçbir yerde bu kadar bariz değil. Bu yapı, çok taraflı bir kurum olmaktan ziyade parayı verenin düdüğü çaldığı jeopolitik bir pazar. Gelgelelim bazı ülkeler, sırf ABD başkanının gözüne girmek uğruna bu parayı seve seve dökecek gibi görünüyor.

    ABD politikasını yönlendirmek isteyen diğer isimler ise Trump’ın resmi diplomasi için giderek daha sık kullandığı Florida’daki Mar-a-Lago tesisine akın ediyor. Tabii bir de Trump’ın yakın çevresiyle ticari anlaşmalar yapıp bu çıkar çarkından pay kapmak için oraya gidenler var. Tüm bunlar olup biterken, devasa insani ve ekonomik yıkımlar yaratan savaşlar son sürat devam ediyor.

    Trump destekçileri, alışılmışın dışındaki aktörlerin geleneksel yöntemlerin tıkandığı yerlerde çözüm üretebileceğini savunuyor. Fakat diplomasi sadece anlaşma imzalamaktan ibaret değildir; güvenilirliğe, tutarlılığa ve ulusal çıkarlarla örtüşmeye dayanır. Kushner ve Witkoff’un yürüttüğü bu kişisel, karanlık ve yozlaşmış gölge diplomasisinin bunları sağlama ihtimali yok. Yapabileceği ve yapacağı tek şey, ABD’yi dünya sahnesinde daha az saygı duyulan, daha az güvenilen ve çok daha etkisiz bir ülke konumuna düşürmek olacak.

    ©Project Syndicate

    Yazının orijinaline bu linkten ulaşabilirsiniz.

    Dünya R2
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleTürkiye’de Savunma Sanayinin Geleceği | Burak Yıldırım | 2’li Görüş #87
    Next Article Met Gala 2026: Dress Code Güncellendi!, “Direnmek Sanattır!”

    Diğer İçerikler

    PROJECT SYNDICATE

    Stablecoin’ler Bankaların Para Tekelini Sarsabilir mi?

    31 Temmuz 2026By Daktilo1984
    PROJECT SYNDICATE

    İngiltere’nin Yeni Başbakanı Andy Burnham’ın Yerelden Yönetim Planı

    29 Temmuz 2026By Daktilo1984
    D84 INTELLIGENCE

    Beyond the NATO Summit Communiqué: The Human Front of NATO

    24 Temmuz 2026By Nancy Snow

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}