Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » İran Savaşı’nın Stratejik Yansımaları
    Çeviriler daktilo2 PROJECT SYNDICATE

    İran Savaşı’nın Stratejik Yansımaları

    By Daktilo198417 Mayıs 20264 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Yazar: Ian Bremmer
    Eurasia Group ve GZERO Media kurucusu ve başkanı; BM Yapay Zekâ Yüksek Düzey Danışma Kurulu Yürütme Komitesi üyesi; Columbia Üniversitesinde siyaset bilimci
    Çeviri: Mert Söyler

    ABD ve İsrail’in İran’la yürüttüğü savaş, Orta Doğu’yu istikrarsızlaştırmak, enerji dahil birçok fiyatı fırlatmak ve küresel ekonomiyi sarsmaktan çok daha büyük etkilere yol açtı. Aynı zamanda ABD’nin müttefiklerini ve rakiplerini, öngörülemez ve güvenilmez bir süper güce karşı nasıl adım atacaklarını bulma telaşına düşürdü. Sonuç olarak ortaya çıkan bu tarihi jeopolitik yeniden yapılanma, önümüzdeki on yıl içinde küresel güç dengelerini değiştirecek.

    Kuşkusuz savaşın etkileri, en hızlı ve sarsıcı biçimde çatışmaların merkezinde, yani bölgenin kendi içinde hissediliyor. Uzun zamandır iç çekişmelerle boğuşan esnek bir diplomatik, ekonomik ve güvenlik yapısı olan Körfez İşbirliği Konseyi’nin artık işlevini yitirdiği fikri, savaşın da etkisiyle birçok Körfez ülkesinde çoktan kabul görmeye başladı.

    Savaş ayrıca, kısa süre önce OPEC’teki yaklaşık 60 yıllık üyeliğinden ayrılma niyetini açıklayan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile Suudi Arabistan arasındaki rekabeti de körüklüyor. BAE, İran rejimini çökertme umuduyla bundan böyle istihbarat, teknoloji ve güvenlik alanlarında İsrail ile saflarını sıklaştıracak. Suudi Arabistan ise tam aksine, nükleer güç Pakistan’ın yanı sıra Mısır ve Türkiye ile daha sıkı askeri bağlar kurarak ve Çin ile yakın eşgüdüm içinde çalışarak İran’la barış içinde bir arada yaşamanın yollarını arayacak.

    Her iki blok da ABD ile o sıkı güvenlik bağlarını korumaya çalışacak olsa da bu artık eskisi kadar kolay görünmüyor. Zira savaşın ilk ve en göze çarpan etkilerinden biri, Orta Doğu genelinde ortak karar alma mekanizmalarının altını oyması oldu.

    Bir diğer mesele ise kan kaybeden transatlantik ilişkiler. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin Avrupa genelinde endişeleri tırmandırdığı bir dönemde, Trump yönetiminin İran’a odaklanması ve ardından Avrupalı liderleri kendisine destek vermemekle suçlaması, NATO dışında ortak bir Avrupa savunma mekanizması kurulması fikrine hız kazandırıyor.

    Başkan Donald Trump’ın ABD’yi transatlantik ittifaktan çıkarmaya yeltenmesi pek muhtemel değil ve zaten ABD Senatosu yasal olarak böyle bir adımın yolunu tıkayabilir. Gelgelelim Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in savaşı eleştirmesinden sadece birkaç gün sonra, Trump’ın 1 Mayıs’ta Almanya’daki 36.000 Amerikan askerinden 5.000’ini geri çekeceğini duyurması kıta genelinde paniği iyice artırdı. Üstelik Trump, Rusya’ya yönelik bazı yaptırımların askıya alınmasına Avrupa’dan gelen itirazlara da kulak tıkadı.

    Tüm bunlar Batı ittifakında daha derin çatlaklara yol açarken, Avrupa’da Beyaz Saray’ın eninde sonunda ABD-Rusya arasında bir güvenlik anlaşması dayatabileceği korkusunu büyüttü. Böyle bir ihtimal, NATO’nun zayıflamasıyla Rusya’nın nihayetinde büyük bir atılım yapabileceğini uman Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e Ukrayna’daki savaşı sürdürmek için yeterince bahane sunuyor.

    Asya tarafında ise Hürmüz Boğazı‘nın fiilen trafiğe kapanması ağır bir ekonomik faturaya mal oluyor. Tıpkı Amerika’nın Avrupa’daki köklü ortakları gibi, Asyalı müttefikleri de Trump yönetiminin uzun vadeli güvenlik ve ekonomi taahhütleri karşısında güvensizlik duyuyor. Ne var ki Japonya, Güney Kore ve Tayvan gibi ülkelerin seçenekleri Almanya, Fransa ve İngiltere’ye kıyasla çok daha kısıtlı. Ne onları Washington’a kenetleyecek bir Asya NATO’su ne de birbirlerine bağlayacak Avrupa Birliği benzeri bir kurum bulunuyor.

    Üstelik bu ülkelerin tamamı Çin’in ekonomik, teknolojik ve giderek büyüyen askeri gücünün baskısını hissediyor. Çin günümüzde, Tayvan’ın iktidar partisine ve Japon hükümetine karşı çok daha iddialı hamleler yapıyor. Tüm bu etkenler, Amerika’nın Asyalı müttefiklerinin Avrupalıların izinden giderek ABD’den bağımsızlaşma ihtimalini büyük ölçüde kısıtlıyor.

    Çin’e gelecek olursak; ekonomideki yavaşlamanın farkında olan ve Trump ile Putin’in maceraperest yaklaşımlarının ülkelerine bir fayda getirmediğini gören Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Amerika’nın dikkatinin dağıldığı bu fırsatı değerlendirip yeni risklere girmekten kaçındı. Bunun yerine Şi, bu ayki Pekin ziyareti sırasında ABD’nin Tayvan’ın bağımsızlık iddialarını resmen reddetmesini sağlama umuduyla Trump’ı şatafatlı bir şekilde ağırlamayı planlıyor. Şi, karşılığında yüksek miktarda ABD malı satın alma sözü verebilir. Trump’ın en yakın danışmanları bile onun bu cazip teklife hayır diyebileceğinden emin değil. Haliyle hem Asya’daki hem de diğer bölgelerdeki ABD müttefikleri bu görüşmeyi diken üstünde takip edecek.

    İran savaşı, odağında Çin’in yer aldığı bir başka önemli değişimi de hızlandırdı. Hem İranlı liderlere hem de tüm dünyaya, stratejik bir öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’nı petrol ve gaz ticaretine kapatmanın aslında ne kadar kolay ve maliyetsiz olduğunu kanıtladı. Yemen’i Afrika’dan ayıran Babülmendep, hatta Güneydoğu Asya’daki Malakka Boğazı gibi diğer kilit geçiş noktaları da artık potansiyel tehlike altında. Üstelik tüm bunlar Çin’in sürdürülebilir enerji, elektrikli araçlar, batarya teknolojileri ve bu sektörü besleyen kritik minerallerin çıkarılıp işlenmesi konularında tartışmasız dünya lideri olduğu bir döneme denk geliyor.

    Çin’in fosil yakıt sonrası enerji üretimine yönelik attığı bu tarihi adım, Çin’i dünyanın önde gelen enerji ithalatçıları için çok daha cazip bir ticari ortak konumuna getiriyor. Dünyada herkesin daha fazla enerjiye ihtiyacı var. Bu durum dünyanın en büyük hidrokarbon üreticisi olarak ABD’ye ve dolara kısa vadede kazanç sağlasa da savaşın gözler önüne serdiği kırılganlıklar Çin için uzun vadede muazzam fırsat kapıları aralıyor.

    Tüm bu sebeplerden ötürü, Orta Doğu’da hâlâ devam eden bu çatışma, küresel güç dengelerini ve uluslararası ortaklıkları Soğuk Savaş’ın bitiminden bu yana yaşanmış her şeyden çok daha köklü bir biçimde değiştirecek.

    ©Project Syndicate

    Yazının orijinaline bu linkten ulaşabilirsiniz.

    Dünya M
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous ArticleBitmeyen Ekonomik Kriz Yapmışlar!
    Next Article ABD Gündemi: Trump-Şi Görüşmesi, Powell’ın Süresi Doldu, Seçim Haritası Değişiklikleri

    Diğer İçerikler

    Yazılar

    NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

    12 Temmuz 2026By Pınar Demircan
    Videolar

    Gençlerin Gözünden Süreç ve NATO’dan Sonra Siyaset | Aydın Selcen, H. Oğuzhan Aytaç | 2’li Görüş #96

    10 Temmuz 2026By İlkan Dalkuç
    Videolar

    NATO Zirvesi, Yapay Zeka, Veri Merkezleri ve Siber Güvenlik | Eser Özdil, Alican Göktepe

    9 Temmuz 2026By Eser Özdil ve Enes Özkan

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}