Close Menu
Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook X (Twitter) Instagram Telegram
    X (Twitter) Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Az Sosyal Olmadan Geçen Bir Ömür: Kamu Entelektüeli Olarak İlber Ortaylı
    daktilo2 Yazılar

    Az Sosyal Olmadan Geçen Bir Ömür: Kamu Entelektüeli Olarak İlber Ortaylı

    By Murat Pehlivanoğlu29 Mart 20265 Mins Read
    Share
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    İlber Ortaylı’nın arkasından yazılan yazılarda öne çıkan bir kanaat var. Ortaylı için “biraz daha az sosyal” olsaydı vurgusu epeyce dillendirilmiş.

    Önemli isimler, onun daha yüksek bir kariyere ulaşması için aynı noktaya atıfla, hocanın, Murat Bardakçı’nın ifadesiyle “Türk Bernard Lewis” olabileceğini ya da onun ayarında bir isim haline gelebileceğini dile getiriyor.

    Buradan yola çıkarak ben de şunu yazmak isterim: Hoca az sosyal olsaydı, alan katkısı genişler ve belki daha fazla eser ve ciddi yayınlar geride bırakabilirdi. Lakin, özellikle 2000’li yıllarda, ülke genelinde derinleşen Cumhuriyet–Osmanlı fayında kalıcı bir onarma hattı çekme görevini kim üstlenecekti? Ya da böyle bir görevi üstlenmeyecekse, entelektüel tarihçinin görevi ne olabilirdi ki?

    İlber hoca, değişen kaynaklara ve modern hafızaya söz söyleyerek üretim işine farklı bir yerden baktı sanki. “Her zaman derinleşmek değildir belki de doğru olan; yatay bir yaygınlaştırma da gereklidir” düşüncesine, kendi enerjisiyle olabildiğince katkı sağlamaya çalıştı.

    Taha Akyol da yazısında hocanın şu ifadesine yer veriyor: “Mezopotamya tatlılarını Balkanlara götüren, Osmanlı düzenidir.” Bu ifade; onun kültür tarihine işaret etmekten geri durmayan tavrını ortaya koyarken, aynı zamanda alanında derinleşip disiplinler arası geçişleri günümüzün dili ve içeriğine dönüştürebilme kabiliyetini de gözler önüne seriyor.

    Rusça, Arapça, Farsça dâhil dokuz dili bilen ve konuşan; bu dillerdeki arşivlerde çalışmalar yapmış, sadece arşivle sınırlı kalmayıp bu dilleri kullanan önemli isimlerle fikir teatisi geliştiren bir kamu entelektüeli olarak İlber Ortaylı, hayatında hiç derse girmemiş ev hanımlarının, hatta hâlâ liseye giden bir öğrencinin dahi hocası olmayı başarabilmiştir.

    Aslında yaptığı işi, yapma gayesi ve ortaya çıkan sonuçlar ekseninde değerlendirdiğimizde, konuya bakışı ile geride bıraktıkları arasında bir çeşitlilik olduğu da görülmektedir.

    Uzunca yıllardır özellikle sosyal medya için kısa içerikler üretmesi, hocanın konuya kendi yaşıtlarından farklı bir yerden baktığının açık bir göstergesidir. Belki dostlarının arzu ettiği uluslararası tanınırlık açısından, evinde oturup daha fazla “eski usul” üretim yapmak daha kıymetli görülebilir. Ancak bu yeni üretim sahasına bıraktıklarının etkilerini, ilerleyen dönemde daha net görmek mümkün olacaktır.

    Kendisinin, bu üretim tarzını teşvik ederek alttan gelen jenerasyona da bu alanın etkisini göstermiş olması, ayrıca takdirle değerlendirilmelidir.

    Önünde notlar olmadan üzerine sohbet ettiği pek çok konu üzerinden gençlere, gündelik hayatta yaşanan ekonomik ve sosyolojik anlam kaybı çağında farklı çıkarımlar ve çıkış yolları sunmuş olması da kıymeti hak eden bir yerde durmuyor mu?

    Pek çok ilçe belediyesi aracılığıyla ve siyasi yelpazeden bağımsız biçimde yurt geneline bu bilgiyi taşıma isteği; bir görgü, adap ve kültür arayışında kendisine kutup arayan gençler için, Cumhuriyet’in birinci asrında pek az rastlanır bir entelektüel portresini ortaya koymuyor mu?

    Toplumsal sorumluluğu entelektüel bilinçle harmanlayarak kat ettiği her mesafe ve dijital mecralarda farklı akımların yerine tarihin derinliklerinden çıkarıp sunduğu malzeme çeşitliliğiyle hoca, düne bakan ama bugünden kopmayan bir metodun temsilcisi olmuştur. Bu yönüyle, “kamu entelektüeli” ifadesinin içini doldurduğu için pek çoğumuz tarafından adeta “evimizin hocası” kıvamında ahirete uğurlanmıştır.

    Fatih’in konumunu anlamayanlara, Mustafa Kemal’in laik Türkiye’sini tarihsel ve bölgesel bağlamından kopararak tartışanlara karşı, makulü olanı, geleneğin gelecekle kurduğu ilişkiyi işaret eden bir yerden, kendine has üslubuyla cevap üretmiştir.

    Kim bilir, üniversitenin ve eğitim düzeninin yeniden tartışılmaya başlandığı, belki de yakın bir gelecekte köklü değişimlere uğrayacağı bir dönemde; “kamu entelektüeli nasıl olur?” sorusuna kendince bir ışık yakmıştır.

    Sahi, kimdir kamu entelektüeli? Sadece akademisyen olmak, entelektüel olmayı mı içerir?
    Eğer yalnızca kendi alanına sıkı sıkıya bağlı, dar çerçevede akademik üretim yapan bir isim olsaydı, bugün kaç genç seyahat etmek, öğrenmek ve dünyayı anlamak konusunda ondan aldığı ilham ile yola düşecekti?

    Şüphesiz her üretimin, her tercihin eksileri vardır. Ancak cesaretle söz söylemek, entelektüel bir tavırdır. Kendisi, yalnızca kendisi için değil, toplumun yararına söz söyleyen, milletin okullarından yetişmiş bir Cumhuriyet kuşağı evladı olarak, bilinenin dışında bir entelektüel portreyi temsil etmiştir.

    Kamu entelektüeli, aynı zamanda yaşama sevinci olan, hayata karşı merakını 78 yaşında dahi kaybetmeyen ve tüm bunları kendi doğrudan yetişmediği alanlarda dahi yapabilme cesareti gösteren bir figür olarak da değerlendirilmelidir.

    Zannederim ki kamu entelektüelliği, bağ kuran, hatta başkaları arasında bağ kurulmasına vesile olabilen bir zihinsel ve duygusal kapasite gerektirir. Sözün harekete geçirme kudreti de çoğu zaman böyle bir kabiliyetin ürünüdür. Eğer toplumla aranızda sahici bir köprü inşa edememişseniz, entelektüellik; kendi içine kapanan, yalnızca üretmekle sınırlı kalan bir faaliyet olmaktan öteye geçebilir mi?

    Sosyal medyaya içerik üretmeyi bırakın, bu alanda hiç gözükmese bile hocanın kendi kariyerinden ne eksilirdi ki? Muhtemelen hiçbir şey. Ancak yaptıklarıyla, kamu entelektüelinden beklenen topluma erişimi, yeni formlar üzerinden nasıl gerçekleştirdiğini uzun yıllar boyunca anmaya devam edeceğiz.

    Okuma oranlarının düşük olduğu bir toplumda, yalnızca belirli bir zümre için yazıp çizen bir çizgide ısrar etseydi, o büyük deryadan gelen esin kaynağına kaç insan temas edebilecekti?
    İşte tam da bu nedenle, tercih ettiği üretim biçimi yalnızca bir yöntem değil, aynı zamanda bilinçli bir toplumsal yöneliş olarak da okunmalıdır.

    Sevilmek, sayılmak ve anılmak elbette kıymetlidir; ancak böylesine müthiş bir emeğin ve sürdürülen çabanın arkasında, bundan daha ulvi bir amaç olduğunu düşünmemek mümkün müdür? Kaç hocaya nasip olur ki, vefatının hemen ardından, ürettiği bir içeriğin daha ilk gününü tamamlamadan bir buçuk milyona yakın izlenmeye ulaşması?

    Yeni bir çağda; kaosa ve kargaşaya karşı yalnızca beklemek yerine, gökkubbesi ağlarla genişlemiş bu dünyaya güçlü bir ses bıraktı. Hepimizin hocası İlber Ortaylı; çünkü o, hem ev kadınına hem sanayide çalışan bir işçiye hem de doktora öğrencisine aynı anda hitap edebildi.

    Söylediklerinin tamamından bağımsız olarak bile, var olma biçimi üzerinden bakıldığında, kamusal hayata entelektüel bir bakış açısı kazandırmak adına neler yaptığını görmek mümkündür.

    Böyle bir yerden bakarak, ben de bu yazı vesilesiyle kendisini bir kez daha dua ile yâd ediyorum.

    İyi ki, böyle bir başlık açarak, kısa videolarla insanlara entelektüelliğe doğru giden kapılar açma iradesini ortaya koydunuz hocam.

    Saygı, rahmet ve dua ile.

    R2 Sosyoloji
    Share. Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Previous Articleİran’da Savaş, Uluslararası Hukuk ve Küresel Siyaset | Şafak Herdem, Aydın Selcen | 2’li Görüş #79
    Next Article Jürgen Habermas’ın Ardından

    Diğer İçerikler

    Çeviriler PROJECT SYNDICATE

    Dünyanın Soyguncu Baronu Olarak ABD

    23 Temmuz 2026By Daktilo1984
    Podcast

    Dijital Mecralarda Konuşabilmek | Tarık Beyhan, Gürkan Özturan

    22 Temmuz 2026By Tarık Beyhan ve Gürkan Özturan
    Yazılar

    Totaliterliğe Giden Yolun Taşları: “İkinci Nükleer Rönesans”la Güçlendirilen Altyapısal Otoriterlik

    22 Temmuz 2026By Pınar Demircan

    Comments are closed.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}