Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Almanya’da Almanya Forması ile Almanca Konuşan Bir Türk Futbolcu: Emre Can
    Forum

    Almanya’da Almanya Forması ile Almanca Konuşan Bir Türk Futbolcu: Emre Can

    Türker Özdil11 Ekim 20203 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    [voiserPlayer]

    Türkiye A Milli Futbol Takımı, çarşamba akşamı Almanya’nın Köln şehrinde oynanan hazırlık maçında Almanya ile 3-3 berabere kaldı. Maçın sonunda ise skorun yanı sıra bir başka tartışma konusu daha vardı. O da Almanya Milli Takımı’nın Türk asıllı oyuncusu Emre Can’ın, yayıncı kuruluş TRT’ye Almanca demeç vermesiydi. Bu konu özellikle maçın yayıncısı olan TRT’nin spikerleri ve yorumcuları tarafından ciddi biçimde eleştirildi. Aşırı doz milliyetçi söylemler ve yorumlar ile Emre Can kamuoyu nezdinde hedef gösterildi. Tepkiler her ne kadar nefret söylemi boyutunda olmasa da yoğun şekilde duygusal şiddet içeriyordu.

    Emre Can evet bir Türk. Ancak o, o akşam, orada, üzerinde Almanya forması ile DFB’yi (Deutscher Fußball-Bund / Almanya Futbol Federasyonu) temsil ediyordu. Almanya’da oynanan bir maçta üzerinde Almanya forması olan bir futbolcunun hangi dilde açıklama yapmasını bekliyordunuz acaba? Bu durum, Marco (Mehmet) Aurélio’nun Türkiye forması ile Brezilya’ya karşı oynadığı bir maç sonrası Portekizce röportaj vermesinden farklı bir şey değil.

    Nasıl oluyor ki, Marco (Mehmet) Aurélio gibi etkin kökeni Türk olmayan, Colin Kâzım Richards gibi Türkçe konuşamayan futbolcuları milli takımda oynatıyor, devşirme sporcularla atletizmde madalya kovalıyorsak ve buna son derece hoşgörülü yaklaşıp, başarılarıyla mutlu oluyorsak; Emre Can’a yaptığımız bu şey niye?

    Sporcularımızın, lejyonerlerimizin Türkçe konuşmasını gerçekten bu kadar çok önemsiyor muyuz? Kazanan, güçlü olan tarafta olmak gibi bir arzumuz yok mu? Bu arzumuzu milliyetçi duyguların arkasına saklamıyor muyuz?

    Kamuoyunca Emre Can’ın bir Türk olarak Türkçe bilmesi, konuşuyor olması bekleniyor. Talep ediliyor. Peki ama Emre Can’ın Türkçe konuşması için ne yaptık? Biz, koskoca bir millet ne yaptık? Bizim devletimiz, Türkiye’miz ne yaptı? Tüm ömrü, arkadaşları, işi, geçmişi, geleceği, her şeyi Almanya’da elde edilmiş veya elde edilecek bir insandan bahsediyoruz. Yaşadığımız ülkeyi daha zengin, konuştuğumuz dili daha prestijli hale getirebilseydik, Emre’nin de ebeveynlerinin Almanya’ya göç etmesini engelleyebilirdik. Emre’nin futbol yeteneklerini bu topraklar üzerinde geliştirebileceği eğitimi, olanağı ona sunabilseydik; işte o zaman Emre, TRT ekranlarında ay-yıldızlı forma ile Türkçe konuşarak röportajını veriyor olurdu.

    Üstelik Emre Can, Türkçe biliyor. Daha öncesinde pek çok bağımsız etkinlik ve ortamda Türkçe röportajlar verdi. Bunun yanı sıra TRT muhabiri, röportaj esnasında soruları Emre Can’a Türkçe soruyor ve o da hiç tercüman kullanmadan soruları yanıtlamaya geçiyor.

    Türk olarak, Türkiye’de yaşayarak, Türkçe konuşarak üstümüze düşen görevi yerine getirdiğimize inanıyoruz. Ama gerçekten öyle mi? Kurduğumuz her cümlenin içinde, tercih ettiğimiz her 7 kelimeden 1’i “AYNEN” ise hiç kusura bakmayın, biz de “Türkçe” konuşamıyoruz. Konuşup konuşamamayı bir kenara bırakalım; kullandığımız dilin diplomaside, ekonomide, sporda, sanatta kullanılması için ne yapıyoruz peki? Kopyala yapıştır usulü çalmak mı, devşirmek mi, ithal etmek mi, satın almakla mı? Yapabildiğimiz tüm bu şeyler dilimizin konuşulmaya değer bir dil olması için yeterli değil.

    Türkiye ve Almanya’nın futbol federasyonları UEFA’ya bağlıdır. İki ülke arasında oynanan bu dostluk maçının organizasyonu da UEFA kontrolünde ilerler. UEFA bünyesinde 3 resmi dil kullanılır. Bunlar İngilizce, Almanca ve Fransızca’dır. Eğer Türkçe’yi UEFA’nın resmi dillerinden biri yapmayı başarabilirsek; Emre Can’ı “bir Türk olarak Türkçe konuşmadı” diye eleştiren sizlere söz olsun, az da olsa size hak veriyor olacağım. Ancak, o güne kadar Emre Can özelinde vermiş olduğunuz hüküm geçersizdir ve savunulacak hiçbir yanı yoktur.

    Spor
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikKorona Virüs Otoriter Devletler İçin Bir İlham mı?
    Sonraki İçerik Narsisistik Füzyona Meydan Okuma: Yeni Muhalefetin Öğrenmesi Gereken Dersler

    Diğer İçerikler

    Yazılar

    “Milli Takımı Tutmak Zorunda mıyız?”: Ulusallık, “Modernlik” ve Spor

    15 Eylül 2025 Doğan Gürpınar
    Forum

    Sağduyu Toplantıları I: Merkez Sağ

    17 Aralık 2024 Daktilo1984
    Yazılar

    Olimpizm Felsefesi, Olimpik Değerler, Olimpiyat Oyunları ve Türkiye’de Olimpizm

    26 Temmuz 2024 Ersin Kopuz

    Yorumlar kapalı.

    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}