Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » Çeşme’den Yükselen Söz: Kadın Liderliği Bir Temsil Meselesi Değil, Bir İktidar Sorunudur
    daktilo2

    Çeşme’den Yükselen Söz: Kadın Liderliği Bir Temsil Meselesi Değil, Bir İktidar Sorunudur

    Ayşe Kaşıkırık25 Ocak 20266 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Kamu Teknolojileri Platformu ile Çeşme Belediyesi iş birliğinde hayata geçirilen Uluslararası Çeşme Kadın Liderler Zirvesi, kadın liderliğini bir “iyi niyet” başlığı olmaktan çıkarıp, kamusal politikaların merkezine yerleştiren bilinçli bir çerçeve sundu.

    Kadın liderliği uzun yıllar boyunca desteklenmesi gereken bir “eksiklik alanı” olarak ele alındı: daha fazla eğitim, daha fazla cesaret, daha fazla görünürlük… Ancak Çeşme’de kurulan ortak cümle çok daha yalındı: Sorun kadınlarda değil, gücün kimler arasında ve nasıl paylaşıldığında.

    24–25 Ekim 2025 tarihlerinde Çeşme’de yoğun bir katılımla gerçekleştirilen Zirve, kadın liderliğini bireysel başarı hikâyelerinin toplamı olarak değil, demokratik sistemlerin işleyişini sınayan yapısal bir mesele olarak ele aldı.

    Zirvenin, sonuç bildirgesi kurulunun koordinasyonunu idare eden ve kurulmakta olan Kadın Liderler Akademisi’nin koordinatörlüğünü yürüten biri olarak şunu ifade etmem gerekir: Kadınları sadece kırılganlıklarıyla tanımlayan klasik anlatıları bir kenara bırakarak, onları karar alan, değişim üreten ve toplumsal yapıyı şekillendiren aktif aktörler olarak görünür kıldı. Zirve, böylece kadın liderliğini pasif bir konumdan çıkarıp, demokratik süreçlerin merkezine yerleştiren bir çerçeve sundu.

    Bu perspektif, görünürlüğün ötesine geçen bir sorgulamayı gerekli kılıyordu. İşte bu noktada, Zirve’nin temel temalarından biri olan “görünürlük” üzerine odaklanmak kaçınılmaz oldu.

    GÖRÜNÜRÜZ AMA GÜÇLÜ MÜYÜZ?: Kadın Görünürlüğü Bir Tema Değil, Bir Sorgulama Alanıdır

    Zirvenin tematik odağı “Kadın Görünürlüğü” idi. Ancak bu tema, kadınların daha fazla sahnede yer almasını talep eden yüzeysel bir çağrı olarak ele alınmadı. Asıl soru şuydu: Görünürlük ne zaman güç üretir, ne zaman eşitsizliği gizler?

    Feminist siyaset kuramının uzun süredir vurguladığı gibi, görünürlük ile iktidar arasında otomatik bir geçiş yoktur (Phillips, 1995; Fraser, 2013). Kadınlar bugün siyasette, yerel yönetimlerde, akademide ve sivil toplumda daha görünür olabilir, ancak bu görünürlük karar alma süreçlerine aynı ölçüde yansımamaktadır.

    Çeşme’de kurulan ortak tespit netti: Kadınlar masada. Ama masanın gündemi hâlâ çoğu zaman kadınlar olmadan belirleniyor.

    Bu tespit, görünürlüğün tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Güç üretmenin yolu, görünürlüğü stratejik eylem ve yapısal değişimle birleştirmekten geçer. İşte bu anlayış, Zirve’nin bir sonraki temel ilkesine, yani kadınların özne olarak konumlandırılmasına doğal bir geçiş sağladı.

    MAĞDUR DEĞİL, ÖZNE: Direnen, Dönüştüren, Yol Açan Kadınlar

    Zirvenin en net politik tercihlerinden biri, kadınları yalnızca dezavantajlı, kırılgan ya da şiddet mağduru kimliklerle tanımlayan dar çerçevenin dışına çıkmaktı. Eşitsizlikler inkâr edilmedi, tam tersine görünür kılındı. Ancak kadınlar bu eşitsizliklerin pasif taşıyıcısı olarak değil, direnen, dönüştüren ve yol açan aktörler olarak ele alındı.

    Bu bilinçli tercih, sürekli mağduriyet üzerinden kurulan anlatıların kadınları güçsüzlükle özdeşleştirme riskine karşı bir karşı-dilin geliştirilmesi anlamına geliyor. Zirvede paylaşılan deneyimler, kadınların yapısal engellere rağmen nasıl alan açtığını, kolektif güç ürettiğini ve kalıcı dönüşümler yarattığını ortaya koydu.

    Kadınların özne olarak konumlanması, doğal olarak rol model anlatılarının yeniden tanımlanmasını gerektiriyordu. Bu geçiş, Zirve’de vurgulanan bir sonraki temaya bağlanıyor: ilham veren örneklerin, “ulaşılmaz kahramanlık” yerine çoğaltılabilir olasılıklar olarak sunulması.

    ROL MODEL DEDİĞİMİZ ZAMAN: İstisna Hikâyesi Değil, Olasılık Haritası

    Zirvede görünür kılınan ilham verici kadın hikâyeleri, “olağanüstü başarı” anlatılarına dönüştürülmedi. Amaç, kadın liderleri ulaşılmaz figür hâline getirmek değil, eşit koşullar sağlandığında mümkün olan yolları görünür kılmaktı.

    Bu nedenle rol model anlatısı, bireysel kahramanlık mitlerinden arındırıldı. Kadınların deneyimleri, başka kadınlar ve kız çocukları için erişilebilir ve çoğaltılabilir olasılıklar olarak ele alındı.

    Kız çocukları için umut, soyut sloganlardan değil; kendine benzeyen, kendi bağlamından kadınların hikâyelerini görmekten doğar. Bu noktada Zirve’nin en güçlü mesajlarından biri öne çıkıyor: “Biri yapmışsa, ben de yapabilirim.” Bu söz, kadınların deneyimlerini yalnızca gözlemlemekle kalmayıp onları kendi hayatlarına ve toplumsal eylemlerine dönüştürebilecekleri inancını temsil ediyor.

    DİJİTAL ALAN, YENİ KAMUSAL ALAN MI, YENİ EŞİK Mİ?: Zirvenin Motivasyonu ve Sonuç Bildirgesi

    Zirvede en yoğun tartışılan başlıklardan biri dijital dönüşümdü. Zirvenin motivasyonu, kadınların dijital ortamda daha görünür olmasının sadece bireysel bir kazanım değil, toplumsal etki yaratacak bir araç olduğunu göstermekti. Sonuç bildirgesinde de vurgulandığı üzere, dijital alanlar kadınların karar alma süreçlerine katılımını destekleyen veya engelleyen bir eşik olarak ele alınmalıdır.

    Katılımcılar, görünürlüğün dijital mecralarda tek başına yeterli olmadığını; bu alanın eşitlikçi politikalar ve bilinçli tasarımlarla güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Zirve, dijital görünürlüğün sadece “var olma” değil, etki ve katılım üretme kapasitesini artırma aracına dönüşmesi gerektiğini açıkça ortaya koydu.

    Bu tartışmalar, doğal olarak Zirve’nin bütünsel vizyonunu vurgulayan bir sonraki bölümle, sürecin uzun soluklu ve kurumsallaşmış niteliğine bağlanır.

    DEĞİŞİM NEREDE BAŞLAR?: Yerel Yönetimler Umudun En Yakın Alanıdır

    Zirvede öne çıkan görüşlerden biri, yerel yönetimlerin kadın liderliği açısından taşıdığı dönüştürücü potansiyeldi. Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR, 2020), eşitlik politikalarının en somut sonuçlarının yerel düzeyde üretildiğini vurguluyor.

    Kreşler, güvenli kamusal alanlar, toplumsal hizmetler… Eşitlik soyut değil, gündeliktir.

    Yerel yönetimler, kadınların yalnızca görünür olmasını sağlamakla kalmaz; onları karar alma süreçlerine doğrudan dahil eden, politik gündemi dönüştüren ve toplumsal yapıyı yeniden şekillendiren birer platform işlevi görür.

    BİR ZİRVE DEĞİL, BİR SÜREÇ: Tema Değişir, Hat Derinleşir

    Zirve, tek seferlik bir etkinlik olmanın ötesinde, sürdürülebilir bir toplumsal dönüşüm sürecinin ilk somut adımıdır. Kadın görünürlüğü ile başlayan yolculuk; siyasal temsil, dijital eşitsizlikler ve ekonomik güçlenme başlıklarında yıllar içinde derinleşecek ve somut politik etki üretecek bir hattın parçasıdır.

    Bu sürecin merkezinde yalnızca bilgi üretmek değil, bilgiyi harekete geçirmek vardır. Zirve, araştırmaları, deneyimleri ve iyi uygulamaları bir araya getirerek politika önerilerine dönüştürür; yerel ve ulusal aktörlerle paylaşarak çarpan etkisi yaratır.

    Kurulmakta olan Kadın Liderler Akademisi, sürecin kurumsal omurgasını oluşturur. Akademi, geleneksel eğitim modellerinden farklı olarak; etkiyi izleyen, geri bildirimlerle sürekli evrilen, kuşaklar arası deneyimi aktaran ve karar alma süreçlerine doğrudan katılım sağlayan bir platform işlevi görür. Akademi aracılığıyla elde edilen bilgi ve deneyim, sadece bireysel başarı öyküleri olarak kalmaz; kadınların kolektif kapasitesini artıran, yapısal engelleri görünür kılan ve eşitliği norm hâline getiren bir dönüşüm aracı olarak kullanılır.

    Her yıl değişen temalar, sürecin evrildiğini ve kadın liderliğinin gündelik politikalarla somut bağlantılar kurduğunu gösterir. Çeşme Zirvesi, tek bir etkinlik değil, zaman içinde derinleşen ve çoğalan bir harekettir.

    SON SÖZ: Çeşme Umudu Örgütledi, Kadın Liderliği Artık Talep Değil Demokrasiye Dahil Bir Haktır

    Çeşme Kadın Liderler Zirvesi, kadınların artık “daha fazla yer” talep etmekle yetinmeyeceğini, karar alma, yön belirleme ve etki üretme hakkını talep ettiğini ortaya koydu. Bu hak, bir jest veya iyi niyet meselesi değildir; demokrasinin kendisinin ölçütlerinden biridir.

    Zirvede paylaşılan deneyimler ve kurulan süreç, şunu açıkça gösteriyor: Kadın liderliği yalnızca bireysel başarı hikâyeleriyle ölçülemez. Asıl başarı, kolektif örgütlenme, sistemlerin dönüştürülmesi ve yapısal eşitsizliklerin kırılmasıyla mümkün olur.

    Çeşme Zirvesi, bir umut örneği değil; umudu örgütleyen bir mekanizmadır. Kadınlar artık yalnızca görünür olmakla kalmayacak; gündemi şekillendiren, kararları etkileyen ve politik alanı dönüştüren özne olacak.

    Bu süreç, kadınların politik alanla kurduğu ilişkinin yeniden tanımlanmasıdır:

    • Görünürlük, güç üretmek için bir araçtır, pasif bir simge değil.
    • Rol modeller, istisna değil, çoğaltılabilir olasılık haritalarıdır.
    • Dijital ve fiziksel alanlar, yalnızca erişim değil; eşit katılım ve etki için tasarlanmalıdır.

    Sonuç olarak: Çeşme, kadın liderliğini yalnızca kutlamıyor; onu yeniden tanımlıyor, kurumsallaştırıyor ve çoğaltıyor. Demokrasi, kadınların etkin katılımıyla gerçek anlam kazanıyor.

    KAYNAKÇA

    • Council of European Municipalities and Regions (CEMR). (2020). Gender Equality in Local Government.
    • Fraser, N. (2013). Fortunes of Feminism. Verso.
    • International Labour Organization (ILO). (2019). Care Work and Care Jobs for the Future.
    • Organisation for Economic Co-operation and Development (OECD). (2022). Gender Equality in Employment.
    • Phillips, A. (1995). The Politics of Presence. Oxford University Press.
    • UN Women. (2023). Gender and Digital Transformation.
    • European Institute for Gender Equality (EIGE). (2022). Gender Bias in Artificial Intelligence.
    Sosyoloji
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikAnti-Semitizmin Modern Hali-3
    Sonraki İçerik Batman Öldü, Gotham Joker’e Emanet: Suçun Romantize Edilmesi ve “Anti-Kahraman” Kimliği

    Diğer İçerikler

    daktilo2

    Zeynep Alemdar: Trump, transatlantik ilişkilerin dengesini bozmakla kalmadı, tarafların birbirlerinden beklentilerini de değiştirdi

    25 Ocak 2026 Gökhan Korkmaz
    daktilo2

    Tarife Tehdidinin Gölgesinde Türkiye-İran Ticaretinin Geleceği

    25 Ocak 2026 Şafak Herdem
    daktilo2

    Batman Öldü, Gotham Joker’e Emanet: Suçun Romantize Edilmesi ve “Anti-Kahraman” Kimliği

    25 Ocak 2026 Elif Avcı

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    Iran After Venezuela: Street Protests, Economic Collapse, and the Shadow of War

    21 Ocak 2026 D84 INTELLIGENCE Reza Talebi

    ABD Bülteni: Maduro Devrildi, İran’a Müdahale İhtimali, İçeride Baskının Dozu Artıyor

    19 Ocak 2026 Bültenler Emrullah Özdemir

    Hümeyra Pamuk: Latin Amerika’da önümüzdeki yıllarda yapılacak seçimlerin ne yönde gideceği izlenmeli

    18 Ocak 2026 daktilo2 Röportajlar Gökhan Korkmaz

    Kriz Büyürse Azerbaycan Türkleri İran’dan Ayrılır mı? Bir Çerçeve Analizi

    18 Ocak 2026 daktilo2 Yazılar Mehmet Akif Koç

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}