Afganistan’da Tahliyeler Sonrası Son Durum

Taliban’ın 1996-2001 yılları arasında Afganistan’ın büyük çoğunluğunu yönettiği dönemde dünya kamuoyu bu örgütü radikal İslamcı bir terörist grup olarak görmüştü. Ancak bugün gelinen noktada, Taliban yönetimi ile birçok ülkenin diplomatik ilişkiler kurması ve bu bölge ile ilgili yeni politikalar geliştirmesi kaçınılmaz gibi görünüyor. Zira şu an, Amerika ve müttefik güçlerin tamamen ülkeden çekilmesiyle ortaya çıkan iktidar boşluğunun doldurulması ve en azından sivil halkın güvenliğinin sağlanması ülkedeki en önemli ve acil ihtiyaç olarak ortada duruyor. Buna rağmen birçok ülke, Taliban ile ilişkiler konusunda oldukça temkinli ve halen tam olarak ne yapacaklarını bilmiyorlar.

ABD, Taliban ile ilişkilerini sürdüreceklerini ancak Taliban’ı Afganistan’ın meşru hükümeti olarak tanımayacaklarını açıklamıştı. Bu hafta İngiltere ve AB de bu hususta ABD’ye katılarak Taliban’ın meşruiyetini kabul etmeyeceklerini açıkladılar. Rusya ise Amerika’nın Afganistan’ı işgal altında tutması ve bu şekilde çekilmesinin ülkede insani bir felakete yol açtığını söyleyerek ABD yönetimini eleştiriyor. Öte yandan Çin, Taliban ile oldukça yakın ilişkiler kurma niyetini gizlemiyor. Taliban da Çin’e oldukça sıcak yaklaşıyor. Tüm bu diplomatik gelişmeler arasında ABD Dış İşleri Bakanı Blinken, G20 ülkelerinin gelecek hafta bir toplantı yaparak Afganistan konusunu görüşeceklerini duyurdu. Uluslararası alanda birçok aktör Afganistan üzerinden dış politikada söylem belirleyip hamleler yaparken Afganistan’da kadınlar Taliban yönetimine karşı eylem yaparak haklarını savunmaya çalışıyorlar. Ancak, geçtiğimiz Cumartesi Kabil’de kadınların gerçekleştirdiği eylem Taliban güçlerinin müdahalesiyle dağıtıldı.   

Bunların dışında Afganistan’da silahlı çatışmalar da sona ermiş değil. Taliban güçlerinin ele geçiremediği ülkedeki tek bölge olan Pençşir vadisinde şiddetli çatışamalar sürüyor. Kabil’in kuzeyindeki bölgede direnişçiler halen Taliban güçlerine karşı koyuyor. Bölgenin Taliban tarafından tam olarak ele geçirilip geçirilemediğine dair çelişkili açıklamalar yapılıyor. Direnişçiler Taliban’ın açıklamalarının aksine bu bölgeyi halen ellerinde tuttuklarını iddia ediyorlar. Eski Afganistan güvenlik gücü mensuplarını ve yerel milisleri içeren Pençşir’deki direniş, yerel aşiret lideri Ahmed Mesud tarafından yönetiliyor. Ahmed Mesut’un babası, 1980’lerde bu bölgeyi Sovyetler’e ve 1990’larda ise Taliban’a karşı başarılı bir şekilde savunmuş bir bölgesel aşiret lideriydi. Bu bölge yaklaşık 150-200 bin kişilik bir nüfusu barındıran, dağ zirvelerinin arasında bulunan oldukça korunaklı bir coğrafyada yer alıyor. Çatışmalar, eylemler ve büyük bir insani kriz ile boğuşan ülkede Taliban’ın yakında bir hükümet kurarak dünyaya ilan etmesi bekleniyor. Yakın gelecekte Taliban’ın ilan edeceği hükümete karşı dünya kamuoyunun tepkileri, ülkedeki durumun geleceği açısından belirleyici olacak. 

ABD’de Tarım Dışı İstihdam Verisi Ağustos’ta Beklentilerin Altında Kaldı

Geçtiğimiz hafta tüm dünyada finans piyasalarının merakla beklediği ABD tarım dışı istihdam verileri ABD çalışma bakanlığı tarafından açıklandı. Tarım dışı istihdam Ağustos ayında 235 bin kişi artarak piyasa beklentisi olan 733 bin rakamının oldukça altında kaldı ve 7 ayın en düşük seviyesine düştü. Uzmanlar ABD’de Delta varyantı koronavirüsün yayılmasının, ekonominin ürettiği yeni iş miktarını negatif etkilediğini düşünüyor. Virüsün yayılması özellikle seyahat ve turizm sektörlerinde etkili oluyor. Uzmanlar, ayrıca bu verilerin Ağustos ayının ikinci haftasında toplandığını, bu nedenle ayın ikinci yarısında Ida ve Henri kasırgalarının olumsuz etkisini de yansıtmadığını belirtiyorlar.   

Öte yandan, tarım dışı istihdamın aksine ABD’de işsizlik rakamı beklentiler dahilinde yüzde 5.2 seviyesine düştü. Amerikan enflasyon beklentileri açısından oldukça önemli bir veri olan saatlik kazançlar da ekonomistlerin beklentisini aşarak Ağustos ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4.3 artış gösterdi. Beklentiler bu artışın 3.9 olması yönündeydi. Aylık olarak ise saatlik kazançlar 0.3 artış beklentisinden daha yüksek gelerek 0.6 olarak gerçekleşti. Ancak, bu olumlu rakamlar toplam istihdam rakamı verisinin gölgesinde kaldı. 

Tarım dışı istihdamın beklenenin oldukça altında gerçekleşmesi Amerikan Merkez Bankası Fed’in bu sene içinde açıklaması beklenen varlık alımlarını azaltma programını erteleyebileceği yorumlarına neden oldu. Delta varyantının ABD ekonomisinde 2021 ilk çeyreğinden beri güçlü şekilde devam eden büyümeyi beklenenin altında tutması riski gelecek dönem için de söz konusu olursa, Fed varlık alımını azaltmak suretiyle gerçekleştireceği parasal küçülmeyi geciktirerek piyasaları desteklemeyi sürdürebilir. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülke piyasalarını bir süre daha olumlu anlamda destekleyecektir. Dünya piyasaları, Delta varyantının istihdama etkisini ve enflasyon verilerini takip etmeyi sürdürecek.  

İda Kasırgası ve İklim Krizi

Geçtiğimiz hafta ABD’nin güneyinde Louisiana eyaletini vuran İda Kasırgası, Amerika’nın kuzey doğusuna yönelerek New Jersey, Pennsylvania, Maryland, Connecticut ve New York eyaletlerinde etkili oldu. New York ve New Jersey şehirlerinde rekor miktarlarda yağış görüldü. Yağışların neden olduğu sel ve su baskınları sonucu New York’ta en az 14, New Jersey’de 23, Pennsylvania’da ise 5 kişi hayatını kaybetti. Maryland ve Virgina eyaletlerinde de ölümler olduğu bildirildi. Hızla yükselen sular nedeniyle insanlar binaların alt katlarında ve arabaların içinde mahsur kaldı. Bazı sanayi bölgeleri de yoğun yağıştan zarar gördü. 

İklim krizi ile mücadele, Joe Biden’ın başkanlık yarışı sırasında en önemli vaatleri arasında yer almıştı. Başkan Biden İda Kasırgası ile ilgili yaptığı açıklamada iklim krizi vurgusu yaparak ABD’nin bu konuda tarihi yatırımlara ihtiyaç duyduğunu ve ülke genelinde iklim krizi ile mücadelenin bir ölüm kalım meselesi haline geldiğini belirtti. Biden, New Jersey ve New York’ta acil durum ilan etti ve her iki eyaletin de yerel afet yardım çabalarını desteklemek için federal fon almasını sağladı.

İklim değişikliğinin fırtınaların meydana gelme sıklığı üzerindeki etkisi yapılan araştırmalarda halen tam olarak belirlenebilmiş değil. Ancak bilim insanları, artan deniz yüzeyi sıcaklıklarının deniz üzerindeki havayı ısıttığını ve kasırgalar, siklonlar ve tayfunların hareket etmesi için daha fazla enerji sağladığını vurguluyorlar. Dolayısıyla, küresel ısınma nedeniyle kasırgaların daha kuvvetli hale geldiği ve çok daha ağır yağışlara neden olduğu söylenebilir. 

Öte yandan, iklim krizi ile ilgili yapılan yeni bir çalışma, ABD’nin bazı bölgelerinde kış aylarındaki soğukların aşırı artmasının, Kuzey Kutbu’ndaki ısınmanın hızlanmasıyla ilişkili olduğunu ortaya koydu. BBC’nin haberine göre bilim insanları, Kuzey Kutbu’ndaki ısınmanın kutup girdabı olarak bilinen dairesel rüzgar modelini bozduğu sonucuna vardılar. Bu durumun özellikle Teksas’ta bu yıl Şubat ayında yaşanan ekstra soğuk dalgası üzerinde etkili olduğu belirtiliyor. Kuzey Kutbu’ndaki ısınmasın ABD’nin başka bölgelerinin yanı sıra Kuzey Doğu Asya’da da daha soğuk kışları beraberinde getirmesi bekleniyor. Son kırk yılın uydu kayıtları artan küresel sıcaklıkların Kuzey Kutbu üzerinde ne kadar derin bir etkisi olduğunu göstermiş ve bu bölgede dünyanın diğer bölgelerine göre daha hızlı bir ısınma olduğunu ortaya koymuştu. Küresel ısınmanın ortaya çıkarttığı anormal hava olayları kış mevsiminde de haber bültenlerine konu olacak gibi görünüyor.