Hariçten Gazel Haftalık Dış Haberler Bülteni (1-6 Nisan 2026)
28 Şubat’ta başlayan savaş 5. haftasını doldururken halen savaşın sisiyle kaplı bir gündem içerisinde neler olduğunu anlamaya çalışıyoruz.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ı son olarak tekrar tehdit etti ve bu gece Türkiye saati ile 03.00’e kadar İran bir ateşkesi kabul etmezse İran’ı taş devrine döndüreceğini öne sürdü.
Bu tehdit, İran’ın enerji ve sivil altyapılarının vurulacağı ve İran halkına da hayatı zehir edecek bir dönemin kapılarının açılacağı anlamına geliyor. Elbette Trump’ın birçok tehdidinin de boş çıktığını bugüne kadar görmüştük. Yine de önümüzdeki günler savaşın kızışacağı bir tabloyu önümüze getirebilir, zira Trump’ın bu son tehdidi öncekilerden daha ciddi görünüyor.
İran’ın bu tehditlere karşı Pakistan’ın arabuluculuğunda önceki tekliflerine göre daha kabul edilebilir şartlar sunduğu söyleniyor. Bu şartlar, İran’ın uranyum zenginleştirme programını bitirmek ve Hürmüz’ü açmak karşılığında kalıcı güvenlik garantileri istediğini gösteriyor. Buna rağmen iki taraftan da bir ateşkese yaklaşıldığına dair net emareler yok. Yine de Trump, son İran teklifinin önemli ama yetersiz olduğunu belirtti.
Diplomasi cephesinde bunlar olurken İsrail, İran’da bir köprüyü vurdu ve daha şimdiden Trump’ın tehdidinde olduğu gibi İran’ın sivil altyapılarına zarar vermeye başladı.
Öte yandan İran ise karşı saldırı olarak Suudi Arabistan’ın doğusunda yer alan ve ülkenin en önemli sanayi tesislerinin bulunduğu El-Cübeyl kentine füze attı. Saldırının ardından bölgede büyük çaplı yangın çıktığı ve alevlerin sanayi tesislerine yayıldığı söyleniyor. Yani İran da sivil altyapıları vurmak konusunda tereddüdü olmadığını gösterdi.
Tüm bunlar olurken iç siyasette Trump’ın başı her geçen gün daha çok belaya giriyor. İran Savaşı’nın gerekli olduğu konusunda kamuoyunu ikna edemeyen Trump yönetimi gazetecileri dahi doğrudan tehdit ediyor.
Trump’ın, İran’daki sivil altyapıyı bombalamakla tehdit ettiği ve küfürlerle dolu Paskalya Pazarı akşamı Truth Social mesajı, Demokrat Connecticut Senatörü Chris Murphy’inin, milletvekillerinin ABD anayasasının 25. değişikliği (ammendment) yoluyla Trump’ı görevden almasını talep etmesine yol açtı. Trump’ın sosyal medya mesajı, saldırgan diliyle ABD Başkanının son derece sinirli olduğunun da bir yansıması.
Tucker Carlson gibi Trump destekçisi MAGA’cı kanada mensup dindar bir Hristiyan gazeteci de (kendisi oldukça etkin bir gazeteci ve son dönemde Trump’a oldukça sert muhalefet ediyor) mesajdaki küfürler ve İslam’a hakaret nedeniyle ABD Başkanını kınadı. Trump yönetimi içerisinde görevden almalar, istifalar ve açık eleştiriler sürüyor.
Trump’ın İran’ın tüm medeniyetini yerle bir edeceği tehdidini, İran rejiminin ona onurlu bir çıkış kapısı açacak bir anlaşma sunması beklentisiyle yaptığını söyleyebiliriz. Bunu ancak bu geceden sonra olacak gelişmeler gösterecek.
Ancak mevcut durumda İsrail ordusu Lübnan’ın güneyinde kara harekâtı düzenliyor ve havadan İran’ı vurmaya devam ediyor.
İran, Körfez Ülkeleri’nde meşru gördüğü ve kendisine yapılan saldırılara karşılık olarak hedefleri vurmayı sürdürüyor. ABD savunmasının kendilerini korumaya yetmediğini acı bir şekilde deneyimleyen Körfez Ülkeleri, İran drone’larına karşı Ukrayna desteği ile kendilerini savunmanın yollarını arıyor.
Hürmüz Boğazı’nda birçok gemi tedirgin bekleyişine devam ederken küresel piyasalar sarsılamaya devam ediyor. Öte yandan, Trump’ın tehdidine karşı İran Devrim Muhafızları Kızıldeniz’in girişindeki Bab’ül Mendep boğazını (Yemenli Husiler aracılığıyla) da gemi trafiğine kapatmakla göz dağı veriyor.
Mısır, Türkiye ve özellikle de Pakistan; ilk etapta 45 gün sürecek ve sonrasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’ta tarafların yüz yüze görüşmesiyle kalıcı barışa dönüşmesinin ümit edildiği bir diplomatik plan için ciddi anlamda çaba sarf ediyor.
Daha geçen sene Nobel Barış Ödülü hayalleri ve 8 ülkede savaşı bitirdiği iddialarıyla gündeme gelen Trump ise her geçen gün daha kanlı bir hale gelen savaşın en önemli aktörü olarak tarihe kara harflerle yazılmaya daha çok yaklaşıyor.
İsrail halkı savaş karşıtı eylemlere başladı ve İsrail ordusunun onları yeterince koruyamadığı gerçeğiyle yüzleşiyorlar. İsrail ordusu oldukça yorgun, hava savunma sistemleri de her geçen gün zayıflıyor. Bunun üzerine bir de Lübnan cephesinde bir milyon kişiyi yerinden ederek Litani Nehri’nin güneyini insansızlaştırmak (Gazze’de denediği gibi) amacıyla operasyonlar düzenliyor.
Velhâsılıkelam, tam tekmil bir bölgesel savaşın içindeyiz. Savaşın sisi içerisinde sivil kayıpları konuşamıyoruz bile. İki tarafın da uyguladığı yöntemler masum insanları öldürüyor. İnsanların evleri, köprüleri, okulları, enerji ve su altyapıları yıkılıyor.
7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e saldırmasıyla İsrail ve İran arasında başlayan savaş, 3. yılının içinde daha sert bir şekilde devam ediyor. Korkarım ki bu İran Savaşı da bu büyük savaşın son muharebesi olmayacak.
NOT: Bu yazı yazılırken birçok son dakika haberi mesaj kutuma düştü. Bu gece yaşanacak gelişmeler bir kırılma yaratabilir. Gelişmeleri takip edip yarın akşam 22.30’da Daktilo1984 YouTube kanalı İkili Görüş programında Dr. Mehmet Akif Koç ile değerlendireceğiz.

