Daktilo 1984Daktilo 1984
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • E-Bültene Abone Ol
    • Destek Ol
    Facebook Twitter Instagram Telegram
    Twitter Facebook YouTube Instagram WhatsApp
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Destek Ol Abone Ol
    • İZLE
      • Çavuşesku’nun Termometresi
      • 2’li Görüş
      • İki Savaş Bir Yazar
      • Cumhuriyet’in Edebiyatı
      • Varsayılan Ekonomi
      • Yakın Tarih
      • Tümünü Gör
    • OKU
      • Yazılar
      • Röportajlar
      • Çeviriler
      • D84 INTELLIGENCE
      • Asterisk2050
      • Yazarlar
      • Kitap Yorum
    • D84 FYI
      • Hariçten Gazel
      • ABD Gündemi
      • Avrupa Gündemi
    • daktilo2
    • Project Syndıcate
    Daktilo 1984Daktilo 1984
    Anasayfa » ABD ile Çin Arasındaki Ticaret Savaşları Gezegeni Yok Ediyor
    PROJECT SYNDICATE

    ABD ile Çin Arasındaki Ticaret Savaşları Gezegeni Yok Ediyor

    Daktilo198413 Ocak 20264 dk Okuma Süresi
    Paylaş
    Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp

    Yazar: Qiyuan Xu
    Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nde kıdemli araştırmacı. Reshaping the Global Industrial Chain: China’s Choices kitabının yazarı. Çalışmaları Çin’in makroekonomisi, ABD–Çin ticaret ilişkileri, uluslararası para sisteminde reformlar ve küresel tedarik zincirlerinin dinamikleri üzerine yoğunlaşıyor.
    Çeviri: Mert Söyler

    Ticaret savaşları çoğu zaman imalat istihdamını korumak, üretimi ülke içine geri taşımak ya da ulusal güvenliği güçlendirmek gibi gerekçelerle savunuluyor. Oysa yeni araştırmalar, bu çatışmaların genellikle fark edilmeyen bir başka sonucunu gösteriyor: çevre kirliliği. Küresel tedarik zincirleri zorla verimsiz rotalara yönlendirildiğinde, karbondioksit salınımları da hızla yükseliyor.

    Amerika Birleşik Devletleri ile Çin arasındaki ticaret geriliminin çevresel etkilerini inceleyen güncel bir çalışmada, meslektaşlarımla birlikte, gümrük tarifelerinin küresel CO₂ salınımlarını doğrudan artırdığını tespit ettik. Hesaplamalarımıza göre iki tarafın da birbirinden yaptığı ithalata yüzde 60 oranında gümrük tarifesi uygulaması, ki bu oran nisan ayındaki son tırmanışlarla uyumlu bir seviye, küresel salınımlarda tek seferlik yaklaşık 410 milyon tonluk bir artış anlamına geliyor. Bu miktar, 1,6 litrelik benzinli motora sahip 165 milyon otomobilin her birinin 10 bin kilometre yol yapmasıyla ortaya çıkan salınımlara yakın.

    Bu sonuç ilk bakışta şaşırtıcı gelebilir. Çin dünyanın en büyük karbon salınımcısı ve karbon yoğunluğu yüksek bir ekonomi olarak görülüyor; bu nedenle üretimin Çin dışına kaydırılmasının küresel salınımları azaltacağı varsayılıyor. Fakat birçok imalat sektöründe Çin’in karbon yoğunluğu, pek çok gelişmekte olan ülkeden daha düşük; bazı alanlarda ise kimi gelişmiş ülkelerden bile daha iyi bir tablo sunuyor. Çin ekonomisinin toplamda yüksek karbon yoğunluğa sahip olması, büyük ölçüde imalata dayalı yapısından kaynaklanıyor. Bu durum, Simpson paradoksunun tipik bir örneği.[1]

    Gerçekte Çin, dünya genelindeki yüksek salınım yoğunluklu üretimin orantısız bir bölümünü üstlenmiş durumda. UNCTAD-EORA Küresel Değer Zinciri veritabanına göre, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı başlamadan önce, 2017 yılında ABD ithalatındaki “gömülü karbonun” yüzde 33,9’u Çin kaynaklıydı. Gümrük tarifeleri bu ticareti sekteye uğrattığında, bu salımlar ortadan kaybolmadı; ya ABD’de daha pahalı yerli üretim yoluyla yeniden ortaya çıktı ya da üçüncü ülkelere kaydı.

    Ticaret gerilimleri Çin ve ABD’de sanayi yapılarını yeniden şekillendirdikçe, üretim daha fazla enerji tüketen alanlara doğru kayıyor. Sektörlerin kendi içindeki karbon yoğunlukları değişmese bile, bu kayma her iki ekonomide ortalama karbon yoğunluğunu yükseltiyor. Araştırmamız, bu yapısal değişimlerin yol açtığı salınım artışının, ekonomik büyümenin yavaşlamasıyla ortaya çıkabilecek olası salınım düşüşlerini fazlasıyla geride bıraktığını gösteriyor.

    Ancak etkinin en güçlü hissedildiği yer üçüncü ülkeler. ABD’nin ticaret açığı son on yıldır millî gelirin %4’ünün üzerinde seyrediyor. Bu da Çin’le yürütülen ticaret savaşının üretimi ülke içine geri çekmekten çok, yakın coğrafyalara ve siyasi olarak uyumlu görülen ülkelere kaydırdığını gösteriyor.

    Araştırmamıza göre, ABD ile Çin arasındaki gümrük tarifelerinde her bir puanlık artış, üçüncü ülkeler arasındaki ticarette “gömülü karbon” akışlarını yüzde 0,1 ile 0,34 arasında artırıyor. Simülasyonlar da şunu net biçimde ortaya koyuyor: ABD’nin Çin’den yaptığı ithalat azaldıkça, bu açık büyük ölçüde Güneydoğu Asya ya da Latin Amerika’dan yapılan ithalatla kapatılıyor. Oysa bu bölgelerdeki pek çok sektör, Çin’e kıyasla daha yüksek karbon yoğunluğuna sahip. Yani ABD bir tedarikçiyi başka biriyle değiştiriyor, ama bunun bedelini dünya daha fazla CO₂ salınımıyla ödüyor.

    Bu tablo, Güneydoğu Asya ya da Latin Amerika’nın yatırım çekmemesi ya da büyümeden vazgeçmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Normal koşullarda ekonomilerin karbon yoğunluğu, çevresel Kuznets eğrisini izler: Kalkınmanın erken evrelerinde artar, ilerleyen aşamalarda ise temiz teknolojilerin yayılmasıyla geriler. Ticaret savaşlarının olmadığı bir dünyada ülkeler bu eğri üzerinde soldan sağa ilerler; gelişmekte olan ekonomilerde yükselen salımlar, gelişmiş ekonomilerdeki düşüşlerle dengelenir.

    Fakat ticaret çatışmaları bu dengeyi bozuyor. Yüksek gümrük tarifeleri ABD ve Çin’de ekonomik performansı zayıflatıyor ve bu ülkeleri, salınımların azaldığı aşamalardan yeniden arttığı evrelere doğru itiyor. Aynı anda tedarik zincirlerinin yön değiştirmesi, gelişmekte olan ülkelerde üretimi artırıyor ve bu ülkeler beklenildiği gibi eğrinin yükselen kısmında ilerliyor. Sonuçta, eğrinin her iki tarafında da salınımlar artıyor. Çevresel Kuznets eğrisinin bu dinamikleri hesaba katıldığında, ABD–Çin ticaret savaşının etkisi, küresel CO₂ salımlarında tek seferlik 410 milyon tonluk artış öngören temel tahminin çok ötesine geçiyor.

    Bu nedenle bugünkü ABD–Çin ticaret ilişkisi, kirliliği başkalarına yükleyen ve dünyanın iklim değişikliğiyle mücadele kapasitesini zayıflatan yüksek salınımlı bir ilişki görünümü veriyor. Biz bu yüzden, ticaret politikalarıyla iklim hedeflerinin açık biçimde uyumlu olduğu “yeşil” bir ticaret yaklaşımını savunuyoruz. Düşük karbonlu teknolojilerin önündeki engellerin kaldırılması ya da gümrük vergisi indirimlerinin, daha temiz ticaret akışlarını teşvik edip karbon yoğun üretimi caydırdığı ölçüde, bir iklim işbirliği aracı olarak görülmesi mümkün.

    İklim risklerinin hızla somutlaştığı bir çağda, aynı yaklaşımın tüm ikili ve çok taraflı ticaret ilişkilerine de yayılması gerekiyor. Daha çatışmacı bir küresel ticaret düzeni, tarifelerin durmadan tırmandığı, tedarik zincirlerinin zayıfladığı ve salımların arttığı bir kısır döngüye tüm dünyayı sürüklüyor. Büyük güçler bu yolu seçmeye devam eder, ticaret savaşlarının bütün ekonomilerin dayandığı gezegensel sistemlere zarar verdiği gerçeğini göz ardı ederse, sonunda kaybeden hepimiz oluruz.

    ©Project Syndicate

    Yazının orijinaline bu linkten ulaşabilirsiniz.


    [1] Simpson paradoksu, veriler alt gruplara ayrıldığında gözlemlenen bir eğilimin veya ilişkinin, bu gruplar birleştirilip bütünsel olarak incelendiğinde ortadan kalkması veya tam tersine dönmesi durumudur. (ç.n.)

    Dünya
    Paylaş Twitter Facebook LinkedIn Email WhatsApp
    Önceki İçerikKaynak Jeopolitiğinin Yeni Çağında Süper Güçler, Egemenlik ve Uluslararası Hukuk

    Diğer İçerikler

    daktilo2 Yazılar

    Kaynak Jeopolitiğinin Yeni Çağında Süper Güçler, Egemenlik ve Uluslararası Hukuk

    11 Ocak 2026 Şafak Herdem
    daktilo2 Yazılar

    Irak’tan Venezuela’ya “Petrol Meselesi”: Berberinizin Bildiği Gibi Değil

    11 Ocak 2026 Alper Yağcı
    daktilo2 Yazılar

    İslamcılığın Komplo Teorisi – III: Anti-Semitizmin Modern Hali-2

    11 Ocak 2026 Birol Başkan

    Yorumlar kapalı.

    Güncel İçerikler

    Kaynak Jeopolitiğinin Yeni Çağında Süper Güçler, Egemenlik ve Uluslararası Hukuk

    11 Ocak 2026 daktilo2 Yazılar Şafak Herdem

    Irak’tan Venezuela’ya “Petrol Meselesi”: Berberinizin Bildiği Gibi Değil

    11 Ocak 2026 daktilo2 Yazılar Alper Yağcı

    İslamcılığın Komplo Teorisi – III: Anti-Semitizmin Modern Hali-2

    11 Ocak 2026 daktilo2 Yazılar Birol Başkan

    Fizik Tedavi Faturalarınızı Neden Beyaz Saray’a Göndermelisiniz?

    11 Ocak 2026 daktilo2 Yazılar Elif Avcı

    E-Bültene Abone Olun

    Güncel içeriklerden ilk siz haberdar olun




    Archives

    • Ocak 2026
    • Aralık 2025
    • Kasım 2025
    • Ekim 2025
    • Eylül 2025
    • Ağustos 2025
    • Temmuz 2025
    • Haziran 2025
    • Mayıs 2025
    • Nisan 2025
    • Mart 2025
    • Şubat 2025
    • Ocak 2025
    • Aralık 2024
    • Kasım 2024
    • Ekim 2024
    • Eylül 2024
    • Ağustos 2024
    • Temmuz 2024
    • Haziran 2024
    • Mayıs 2024
    • Nisan 2024
    • Mart 2024
    • Şubat 2024
    • Ocak 2024
    • Aralık 2023
    • Kasım 2023
    • Ekim 2023
    • Eylül 2023
    • Ağustos 2023
    • Temmuz 2023
    • Haziran 2023
    • Mayıs 2023
    • Nisan 2023
    • Mart 2023
    • Şubat 2023
    • Ocak 2023
    • Aralık 2022
    • Kasım 2022
    • Ekim 2022
    • Eylül 2022
    • Ağustos 2022
    • Temmuz 2022
    • Haziran 2022
    • Mayıs 2022
    • Nisan 2022
    • Mart 2022
    • Şubat 2022
    • Ocak 2022
    • Aralık 2021
    • Kasım 2021
    • Ekim 2021
    • Eylül 2021
    • Ağustos 2021
    • Temmuz 2021
    • Haziran 2021
    • Mayıs 2021
    • Nisan 2021
    • Mart 2021
    • Şubat 2021
    • Ocak 2021
    • Aralık 2020
    • Kasım 2020
    • Ekim 2020
    • Eylül 2020
    • Ağustos 2020
    • Temmuz 2020
    • Haziran 2020
    • Mayıs 2020
    • Nisan 2020
    • Mart 2020
    • Şubat 2020
    • Ocak 2020
    • Aralık 2019
    • Kasım 2019
    • Ekim 2019
    • Eylül 2019
    • Ağustos 2019
    • Temmuz 2019
    • Haziran 2019
    • Mayıs 2019
    • Nisan 2019
    • Mart 2019

    Categories

    • Asterisk2050
    • Bültenler
    • Çeviriler
    • D84 INTELLIGENCE
    • daktilo2
    • EN
    • Forum
    • Özetler
    • Podcast
    • PROJECT SYNDICATE
    • Röportajlar
    • Uncategorized
    • Videolar
    • Yazılar
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    İçerik
    • Yazılar
    • Podcast
    • Forum
    • Röportajlar
    • Çeviriler
    • Özetler
    • Bültenler
    • D84 INTELLIGENCE
    Konular
    • Siyaset
    • Ekonomi
    • Dünya
    • Tarih
    • Kültür Sanat
    • Spor
    • Rapor
    • Gezi
    Sosyal Medya
    • Twitter
    • Facebook
    • Instagram
    • Youtube
    • LinkedIn
    • Apple Podcast
    • Spotify Podcast
    • Whatsapp Kanalı
    Kurumsal
    • Anasayfa
    • Hakkımızda
    • İletişim
    • Yazarlar
    • D84 Yayınları
    • İçerik Sağlayıcılar
    • Yayın İlkeleri ve Yazım Kuralları
    © 2026 DAKTİLO1984
    • KVKK Politikası
    • Çerez Politikası
    • Aydınlatma Metni
    • Açık Rıza Beyanı

    Arama kelimesini girin ve Enter'a tıklayın. İptal etmek için Esc'ye tıklayın.

    Çerezler

    Sitemizde mevzuata uygun şekilde çerez kullanılmaktadır.

    Fonksiyonel Her zaman aktif
    Sitenin çalışması için ihtiyaç duyulan çerezlerdir
    Preferences
    The technical storage or access is necessary for the legitimate purpose of storing preferences that are not requested by the subscriber or user.
    İstatistik
    Daha iyi bir kullanıcı deneyimi sağlamak için kullanılan çerezlerdir The technical storage or access that is used exclusively for anonymous statistical purposes. Without a subpoena, voluntary compliance on the part of your Internet Service Provider, or additional records from a third party, information stored or retrieved for this purpose alone cannot usually be used to identify you.
    Pazarlama
    Size daha uygun içeriklerin iletilmesi için kullanılan çerezlerdir
    • Seçenekleri yönet
    • Hizmetleri yönetin
    • {vendor_count} satıcılarını yönetin
    • Bu amaçlar hakkında daha fazla bilgi edinin
    Seçenekler
    • {title}
    • {title}
    • {title}