Erkin Ergüney & Yağız Alptekin / Arche Projesi

2020’nin üçüncü haftası da bitti. Geçen hafta öneriler üzerine bülteni pazartesi göndermiştik, ancak etkileşim daha az oldu, böylece yine pazarları karşınızdayız. Abone olmak için bu linke tıklayabilirsiniz. ABONE OLUN

Bülten hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi ve önerilerinizi duymak istiyoruz. Bu sebeple bir Google Forms dokümanı açtık, formu doldurmak iki dakika sürüyor. Görüşlerinizi duymak bizi çok mutlu edecek. LINK

Dahiliye

Kanal İstanbul ÇED Raporu Onaylandıa

Kanal İstanbul için yapılan onca itiraz sonrasında, ÇED Raporu onaylandı. Bu durumda Kanal İstanbul’un önündeki engellerden biri daha kalkmış oldu. İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, dava açacağını söyledi.

Geçtiğimiz haftalarda birçok kişi ÇED Raporu’na itiraz için dilekçe vermişti. Söylediğimiz üzere, bu itirazların çevrecilikten ziyade insanların Kanal İstanbul’un ne olduğunu bilmemesinden kaynaklanıyor. Hükümetin projeyi Gezi Parkı gibi bir politik oyuncak haline getirmesinin direkt bir etkisi bu. Bu kadar para harcanacak bir projede biraz da olsa uzlaşma sağlamak çok önemli. Eğer Erdoğan, Kanal İstanbul konusunda politik mesajın dozunu kaçırırsa ondan sonraki hükümetler bu yatırımı tamamlamayabilir. İstanbul halkı şu anda Kanal İstanbul’a hazır değil.

Rahşan Ecevit Hayatını Kaybetti

Türkiye’nin demokrasi serüveninde kritik bir noktaya oturan Ecevit çiftinin başlarda sessiz ve destekçi, son yıllarında ise yönetimde arka planda söz sahibi olan Rahşan Ecevit’i 17 Ocak’ta hayata gözlerini yumdu. Türkiye’nin çalkantılı yıllarında hem orduya hem de derin devlete meydan okuyan, defalarca hapse giren Bülent Ecevit ile yoldaşlığıyla bilinen Rahşan Ecevit, 1990’larda ise eşini perde arkasından etkilemekle ve DSP’de yönetim krizlerine sebep olmasıyla suçlanmıştı. Ecevit çiftinin hayatı, Türkiye’nin son 40 yılını özetler nitelikte. 32. Gün’ün çiftin hayatını anlattığı keyifli bir belgesel serisi var, herkese tavsiye ederiz. Karaoğlan 1. Bölüm | 32. Gün Arşivi – YouTube

Aşıklardan bu fotoğraf kaldı yadigar.

Çalsın Davullar: Vikipedi Açıldı!

Vikipedi sonunda açıldı! Ankara Sulh Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararla açılan ansiklopediye artık Türkiye’de VPN’siz erişilebilecek.

Saçma sapan bir durum! Vikipedi Nisan 2017’den beri kapalı, o zamandan beri yargı neredeydi? Bu durum, Türkiye’deki yargı ile alakalı güvenleri sarsan sayısız gelişmelerden biri olması bir kenara, aynı zamanda vatandaşları günlük hayatlarında VPN kullanmaya itiyor. 

Yeni Fetva: Devlet Bankasından Ev Almak İçin Alınan Kredilerdeki Faiz Haram Değil

Bildiğiniz üzere, İslam’da faiz genel olarak haram kabul ediliyor. Geçtiğimiz yıllarda İslami Finans adı altında faiz sisteminin İslam Hukuku’yla uyumlu hale getirilmesi için oldukça çaba sarf edildi. Katılım bankaları, murabaha ve sukuk gibi kavramlar, İslami usullere uygun finans hizmeti almak isteyen ülke, kurum ve bireylere hizmet vermekteydi. Bu hafta Diyanet’in verdiği bir fetvayla, faiz kavramı direkt olarak ilk kez icazet aldı. Diyanete göre, ev almak için kredi alıyorsanız, ve kredi aldığınız kurum bir devlet bankasıysa, faiz haram değil. (1) Devlet bankası şartının da dayandığı mantık, devlet bankasının mantık olarak kişisel kazanç esası gütmüyor oluşu. Ancak tabii ki, devlet bankaları da aslında kar amacı güdüyor, hayır kurumları değiller. Ancak, bu gelişme Türkiye içinde yapılan ilginç bir deneye işaret ediyor. İslam’ı bu şekilde reforme etmek mümkün olacak mı? İslami usullere uygun finansal faaliyet göstermek isteyen kurumlar Diyanet’in fetvasını kabul edecek mi? Bekleyip göreceğiz.

1-Turkish Clerics Defy 1,400 Years of Edicts With Home Loan U-Turn

Türkiye Yeni Faiz Oranıyla Negatif Faiz Kulübüne Katıldı

TCMB, yeni faiz oranıyla dünya çapında negatif faize sahip ülkeler kervanına katıldı. 12%’den 11.25%’e indirilen politika faizi, enflasyona göre hesaplandığında negatif oranlara düştü. (1) (2)

Negatif faiz nedir?

Negatif faiz kavramı günlük dile 2008 Krizi sonrasında girmiş bir kavram. Ekonomileri canlandırmak için piyasaya para pompalayan merkez bankalarının kredi maliyetini düşürmesi için kullanılıyor. Normalde krediler bankalara faiz yoluyla getiri sağlarken, negatif faizde tam tersi gerçekleşiyor. Piyasaya likidite sağlayan bu hamleler eğer para basarak sağlanıyorsa enflasyonun artmasına sebebiyet verebiliyor.

Negatif faiz son yıllarda ekonomistler tarafından çok tartışılan bir kavram. Tartışmalar özellikle bir ekonomik kriz senaryosuna odaklanıyor. Geçtiğimiz yüzyılda merkez bankaları krizlerle mücadelede temel olarak politika faizini düşürüp piyasaya hareketlilik sağlıyordu. ABD’de FED, ortalama 3-5% aralığında bir faiz indirimi yapmasıyla biliniyor. Ancak 2008 Krizi’nden 12 yıl sonra, çoğu gelişmiş ve gelişmekte olan ülkenin böylesi bir indirim yapacak alanı kalmadı. Bu durum da olası bir krizde merkez bankaları nasıl tepki verecek sorusunu gündeme getiriyor. Para politikaları konusunda bilinmedik sularda yüzmekteyiz. 

1-Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

2-Turkey Slows Pace of Easing, Joins Negative Real-Rate Club

Hariciye

Suriye İstihbaratı Muhaberat ile MİT Görüştü

2011’den bu yana resmi diplomatik temas yürütmeyen Suriye ve Türkiye arasında yıllar sonra ilk kez resmi bir temas sağlandı. İki ülkenin istihbarat teşkilat liderleri Moskova’da görüştüler.(1)(2) Muhaberat’ın başındaki Ali Memlük ile Hakan Fidan’ın görüşmesi, Türkiye-Suriye ilişkilerinin normalleşme yoluna girdiğini gösteriyor olabilir. Görüşme içeriği konusunda çok fazla bilgiye sahip olmasak da Suriye Rejimi’nin savaşı kazandığı aşikar. Bu durumda Türkiye’nin kendi tezlerinden ne kadar taviz vereceğini bekleyip göreceğiz. Kürtlerin Suriye’de özerklik elde etmemesi için TSK’nın Kuzey Suriye’de elinde tuttuğu bölge gözden çıkarılır mı? Yahut iç savaşın başından beri desteklenen muhalifler normalleşme adına bir kenara bırakılır mı? Bekleyip göreceğiz.

1-Türkiye ve Suriye istihbaratlarının üst düzey görüşmesi ne anlama geliyor?

2-From Russia with love: Turkish and Syrian spymasters meet in Moscow

S-400 Etkisi: ABD, Türkiye’nin Pakistan’a İhracatını Durdurmaya Çalışıyor

Pakistan, 2018’de Türkiye’den 30 adet T129 Atak Helikopteri almak için imzaları atmıştı. Türkiye savunma sanayisinin en önemli başarılarından biri olan satışın toplam değeri 1.5 milyar dolar.(1) S-400 alımı sonrasında ABD, Türkiye’ye yaptırım uygulayacağını açıklamıştı. ABD Başkanı Trump’ın da etkisiyle, genel olarak yaptırımlar ekonomimize büyük bir zarar vermemişti. Ancak bu hafta çıkan haberlere göre, ABD, Pakistan’a sattığımız helikopterlerin motorlarının tedariğini zorlaştırmakta.(2) Bu helikopterlerin motorları Türkiye’de üretilmeyip, ithal ediliyor. Motorların ithal edilememesi, aynı zamanda helikopterlerin de bir işe yaramayacağı anlamına geliyor tabii ki. Pakistan Hükümeti, durumu çözmesi için Ankara’ya bir yıl süre tanıdı. 

ABD’nin bu hamlesi, Türkiye’nin kendi motorunu üretmesi için sayısız itici güçten bir başkası. Önceki haftaların bültenlerini okuyanlar hatırlayacaktır, yerli araba konusunda şüpheci yaklaşıyoruz. Ancak savunma sanayiinde durumlar farklı. Türkiye, geçtiğimiz yıllarda bu alanda çok ciddi mesafeler kaydetti. Bu yıl Türkiye savunma sanayii cirosu 9 milyar doları buldu.(3) Gerçek bir değişim bekleyeceksek, savunma sanayiinden gelmesi muhtemel. 

1-Turkey to export 30 combat helicopters to Pakistan

2-As US blocks deal, Pakistan extends deadline for delivery of Turkey military helicopters 

3-Savunma Sanayiinde ciro 9 milyar dolara ulaştı

T129 Atak Helikopteri.

Libya: Berlin Konferansı 

Geçtiğimiz hafta imzalanması beklenen Libya Ateşkesi, General Haftar’ın masayı terketmesiyle sonuçsuz kalmıştı. Rusya’ya gidene kadar Haftar’ın ateşkesi olumlu gördüğü söyleniyordu.(1) Bu durum Haftar’ın zaman kazanmaya çalıştığına delalet olabilir. Bu hafta olan gelişmeler de Haftar’ın top çevirdiğine işaret ediyor. 19 Ocak Pazar günü Berlin’de başlayacak barış görüşmelerine giderken Atina’ya uğrayan Haftar, Yunan Hükümeti’yle görüştü. Görüşme ertesinde iki taraf da Haftar’ın ateşkesi onaylamasının tek şartının Türkiye’nin Libya’dan elini çekmesi olduğunu belirtti.(2) Moskova’daki görüşme ertesinde diplomatik temaslar yoluyla Türkiye üzerinde uluslararası baskı oluşturmaya çalışan Haftar Yönetimi çok başarılı olmuşa benzemiyor olsa da, çabalarının sonucunu Berlin Konferansı’nda göreceğiz. Mısır’da Anadolu Ajansı’na çalışan dört muhabirin gözaltına alınması da Haftar Yönetimi’nin bölgede yürüttüğü diplomasiye bağlanabilir. Mısır da Türkiye’nin ve Sarraj Hükümeti’nin işbirliğinden rahatsız olan tarafta.(3)

Gerçek değişim

Tüm bu yazdıklarımız masada atılan, küçük adımlar. Diplomatik çabalarla Libya meselesini çözmek oldukça zor, tarafların sahada kazanması savaşı bitirecek tek yol gibi görünüyor. Berlin’deki konferansa giderken, Haftar Yönetimi doğudaki petrol akışını kesti. Petrol gelirleri, Sarraj Hükümeti için önemli bir kaynaktı. Bu durum sahada bir değişime sebep olabilir. Hem Sarraj Hükümeti’nin gelir kaynağını kurutması açısından, hem de Batı’da yaratacağı panik yüzünden. 1970’lerdeki petrol krizleri gelişmiş ekonomilerde krize yol açmıştı, o zamandan bu yana ABD ve AB dünya petrol üretimindeki ani düşüşler konusunda çok dikkatliler. Haftar petrolü satmayıp küresel piyasalara baskı uygularsa Batı’dan bir darbe yiyebilir.(4)

1-Libya’s Haftar leaves Moscow without signing ceasefire agreement

2-En route to Berlin, Haftar holds talks with top Greek officials

3-Egyptian security forces raid Turkish news agency in Cairo

4-Pro-Haftar forces ‘block oil exports’ from key Libya ports

Haftanın Albümü: Uzelli Psychedelic Anadolu

Bu hafta Batı-Doğu sentezinin ilginç bir formu olan Psychedelic Anadolu albümüyle karşınızdayız.

Albüm; Psyhedelic Rock, Arabesk ve Funk tarzı şarkılar seslendiren on farklı grubun eserini içeriyor. Bu isimler arasında Erkin Koray, Kerem Güney gibi efsanelerin yanı sıra hala müzik sektörünün içerisinde olan Aşık Emrah, Akbaba İkilisi ve Ali Ayhan da var. Bu isimleri bir araya getirense dönemin Avrupa’sında dinlenilen müziklere karşı bir hayranlık ve bunları geleneksel Anadolu ezgileriyle birleştirme arzusu.

Darbe sonrası Türkiye’sinin çaresiz ve üzgün havasını yansıtan müziklerin Fransız varoluşçu felsefesinden temalar taşıdığı da dile getirilen ilginç bir iddia. Örneğin Kerem Güney’in Sartre’cı olduğunu biliyoruz. Bunun yanı sıra albümde Erkin Koray’ın seslendirdiği “Öksürük”ün aslında hayata, yaşama, kadere dair metaforlar içeriyor olması hayli muhtemel. Bu albümde her şey var! Canınız mı sıkıldı? Elektronik saz soloları sizi kendinize getirecektir. Fransız Existentialism mi çalışmanız gerekiyor? Bu konuları çalışmış birilerinin şarkıları eminiz yardımınıza koşacaktır. Anadolu köylerini mi özlediniz? Elvan Sevil türküleriyle size eşlik edecektir…